Şair ruhlu bir babanın omuzlarında,
zahmet yükleri taşıyan bir annenin kanatlarında,
saygın bir dedenin gölgesinde
ve de birilerine göre çileli bir hayatın içinde büyüdüm.
Eğitim defterini elime aldığım zamanlarda,
ilk önce bir elimede odun almayı öğrendim.
Kırmızı kalemle atılacak her bir yıldızın,
güneş kadar kıymeti olduğun anlatırdı öğretmenim dediklerim.
Komik ama,
sararmış bir müzik defteri için;
kara kışta
tam 12 saat
aç bir şekilde,
saman çuvallarını
sürüye sürüye omuzladım.
Hayat ,zamanın hep arkasından geldi.
Hayatın yetiştiği zamanlar oldusada,
ben onlara hiç yetişemedim.
Ne demek isiyor derseniz;
şimdilerde sayısını bilmediğim kadar ,
Kalem lekesi olmayan defterlerim var.
...