Ayda Kuser

Dünyada başımıza gelen ve gelecek belaların çoğu, insanın kendi zihnini ve düşüncelerini ciddiye almaktaki, inatçı, kötü niyetli ve kibirli ısrarından ileri gelir
Hermes Kitap·Kitabı okuyor
Reklam
İnsanoğlu Cennet’ten (insanın ilk yaşam alanı) kovulduğunda kaynağa geri dönebilmek için, yavaş, bin yıl süren bir mücadele vermek zorundaydı. Çok geçmeden, öncekinden farklı olarak, bunu Tanrı’nın ona asla gümüş bir tepside tekrar sunmayacağını anladı. Gerçeği ve zor yolu öğrenmek zorundaydı. Kaynağa değişmez bir şekilde bağlı olduğunu unutmaya başladı. Bir birey (Ego) olarak düşünme ve davranma biçiminin veya kendi kültürüne ait kolektif zihnin normal ve meşru olduğuna ikna oldu. Ama o normal ve meşru değildir!
Hermes Kitap·Kitabı okuyor
Türkler ve Hindular tüm dinleri insanlığa miras bıraktılar
Hermes Kitap·Kitabı okuyor
İnsanlığın, kurtarılıp kurtarılmayacağına kendisinin karar vermesinin kazanılmış ve doğal hakkına Budizm ya da Hıristiyanlık (Krishtaya) diyoruz.
Hermes Kitap·Kitabı okuyor
Çocukluğumda annem ve babam, Nasıralı kökten dinci Hıristiyan kilisesine üyeydi. Bizlere, dünya üzerinde doğru olanın yalnızca kendimiz olduğu, diğer herkesin yanlış olduğu öğretilmişti. Nasıralı (kilisesine bağlı) olmayan insanlar için derinden üzüldüğümü anımsıyorum. Mahallemizde Yahova Şahitlerinden olan bir aile vardı; ben ve arkadaşlarım özellikle de onlar için çok üzülürdük. Bir gün bir arkadaşımla beraber bu ailenin çocuklarına; onlara çok acıdığımızı ve “zavallı kayıp ruhları”nın kurtuluşu için nasıl da dua ettiğimizi anlatmıştık. Çocuklar ise, onların da bizler kadar, bizim için endişelendiklerini söylemişlerdi.
Hermes Kitap·Kitabı okuyor
Reklam