"Gerçekten öyle biri değilim. Biliyorum, hakkımda kötü düşünüyorsunuz."
"Ben mi?"
"Siz, evet... Siz."
"Ben mi?" diye tekrarladım hüzünle. Yüreğim yine tarifsiz, karşı konulamaz bir büyünün etkisi altında sızlıyordu. "Ben... İnanın bana, Zinayda Aleksandrovna, yaptıklarınızın, bana çektirdiğiniz acıların hiçbir önemi yok, son nefesime kadar taparcasına seveceğim sizi."