Bazı kitaplar susar, sadece hissedilir. Kehribar Geçidi de tam olarak böyle…
Zamanın içinden süzülmüş bir hatıra gibi, sessiz ve derin.
Her cümlesi kehribar gibi: içi donmuş, geçmişi saklı, ışığı kırılgan.
Bir geçidi anlatıyor kitap. Ama taşlı bir yoldan değil, insanın kalbinden geçen o ince, sessiz geçitten.
Kehribar Geçidi", geçmişle şimdi arasında uzanan, sayfaları sessizce çatırdayan bir yolculuk. Her paragraf, sanki zamanın içinden damıtılmış bir kehribar parçası gibi: içinde donmuş duygular, susturulmuş kelimeler ve gizli kalmış yüzleşmeler taşıyor. Yazar, dili bir musiki gibi kullanarak okuru kelimelerin arasındaki boşluklara davet ediyor; çünkü gerçek hikâye, söylenmeyenlerde gizli.
Okudukça geçiyorsun, sustukça anlıyorsun ve en sonunda yine kendine rastlıyorsun.