📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Paulo Coelho'nun bir kaç kitabını okuyup aşırı beğenmiştim. Simyacı kitabı zaten başlı başına harika bir eser. Bu kitabın sürekli övülerek bahsedildiğini görünce beklentim çok yüksek şekilde başladım. Hiç beğenmedim ya hemde hiç. Ne karakterler ne karakterlerin yaşadıkları duyguları bana hiç geçmedi.Ne Veronika'nın hayatında ne diğer hastaların hayatında kayda değer hiç bir olay yoktu. Hiç bir şekilde onlarla empati yapma durumuna sokamadım kendimi. (GERİSİ SPOİLER OLABİLİR) Veronika bana rahat batmış dedirten türden birisi olarak geldi. Özellikle yazarın diğer kitapları ile kıyaslayınca aşırı sönük bir kitap. Sorumluluktan kaçmaya çalışan bir grup şımarık okudum ben. Hadi hayatları zor olan sürekli çalışmak fakirlikten kurtulmak için çırpınan insanlar olsa bu sorumluluktan kaçışı normal görebilirdim ama o da yok. Çoğu zengin, hayatları çok kolay ve konforlu olan insanlar. Benim için hayalkırıklığı oldu bu kitap. Neden insanların "bu kitap beni büyüledi" diyecek kadar beğendiğini düşünüyorum ama anlayamıyorum açıkçası.
"Karanlık zamanlarda her anne annen olur, her çocuk çocuğun olur, her kız kardeş kız kardeşin olur..." Ceketimin iplerini alıp kurdele gibi bağladı ve önünü kapattı. "...ve ihtiyaç sahibi her yabancı, bir dost olur."