Güzellik içinde bulunan bir kimsenin çirkinliğe düşkün olmasını insan zihninde canlandırabilir mi? Bu adamın budala ve cahil olmadığını da düşününce hakkında karar vermek için hakikaten şaşırıyorum. Dost seçimi konusu bile bunu gösteriyor. Konumu dolayısıyla ne kadar mükemmel, ne kadar kibar insanlar bulması mümkünken canciğer gibi görüştüğü, hoşlandığı adamları gördükçe insan şaşırıyor. İyileri gören, onlarla konuşan kimse böyleleriyle nasıl vakit geçiriyor? Mizaç, huy ne garip şeyler! Böyle adama kendini sevdirmek, beğendirmek için adi mi olmalı, sefil mi olmalı? Zira onun hoşlandığı öyleleridir.
"Bu adamı meşgul ve memnun eden şeyleri düşünmeye başladım.
Bu düşünmenin neticesinde daima kendi kişiliğim hakkında teselli kaynağı şeyler buluyorum. Zira bu adamın hep adi, bayağı şeylerden hoşlandığını, zihin ve mide kabul etmez şeylerle meşgul olduğunu görüyorum. Bu bana önem vermemesinin ya da beni sevmemesinin benim bir değerimin olmamasından değil, onun kendi kişiliğinden kaynaklandığını gösteriyor. Kaderin bu adamı üst sınıfa çıkarmasına, kendisine her şeyin iyisini vermiş olmasına rağmen, bunun adiliğe olan eğilimi, sefillere olan düşkünlüğü gerçekten şaşırtıcıdır.'
"Kimileri evliliğin şaraba benzediğini, yıllandıkça güzelleştiğini söyler ama bence bu biraz da üzümüne bağlı. Diğerlerinden daha güzel yıllarımızın olduğu su götürmezdi, mümkün olsaydı o yılları şişelerdim."