📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sizlerden sorumluluklarınızı anımsamanızı, yükselmenizi, daha bilge olmanızı istiyorum. Gelecek üzerinde ne kadar etkiniz olduğunu ve ne kadar çok şeyin sizlere bağlı olduğunu sizlere tekrar anımsatmalıyım.
'Gerçek' ne anlama gelmektedir? Bu çok yanıltıcı ve güvenilmez bir şey gibi görünebilir. O tozlu bir yol da bulunabilir, sokaktaki bir gazete kağıdında veya güneşin altında duran bir nergis çiçeginde bulunabilir. Gerçeklik bir odada bulunan insanları aydınlatabilirken aynı zamanda rastgele edilmiş bir sözü aforoz da edebilir. Gerçeklik, yıldızların altında evine doğru yürümekte olan bir insanı bunaltabilir. Gerçeklik, sessiz bir dünyayı, konuşmalarla dolu bir dünyaya göre daha gerçek kılabilir. Sonra ise Piccadilly'nin gürültüsünde, yani bir otobüste karşımıza çıkabilir. Gerçeklik bazen de nasıl bir yapıda bulunduklarını anlayamayacağımız kadar uzaklarda olan şekillerin arasında bulunur. Ama neye elini sürerse onu düzeltir ve baki kılar. Günün kalıntıları, çalıların arasına döküldükten sonra geriye kalan gerçekliktir. Geçmiş zamanda yaşadığımız aşklar ve nefretlerden geriye kalan gerçekliktir.
Önemli olan şey yazmak istediğiniz şeyi yazmanızdır. Bunun çağlar boyunca mı yoksa birkaç saat içinde mi önemli olacağını kimse bilemez. Ama elinde gümüş bir kupa tutan bir okul müdürüne yaranmak ya da kolunun altında ölçü çubuğu taşıyan bir profesöre saygı göstermek için hayallerinizin başındaki bir tel saçı ya da ahengindeki renkten bir tonu feda etmek çok kötü bir şeydir, ki bir zamanlar buna insanın başına gelebilecek en kötü şey denirdi.
Her birimizin içinde iki tane güç bulunmalıydı; bunlardan bir tanesi erkek, diğeri kadındı. Erkeğin zihnindeki erkek, kadın üzerinde egemen kurmuş olacaktı. Kadının zihindeki kadın da erkek üzerinde egemenlik kurmuş olacaktı. Bu ikisi uyum içinde bir arada yaşayarak ruhsal işbirliği yaparlarsa beden normal ve rahat bir şekilde yaşar. Bir insan erkek olsa bile beyninin kadın tarafı hala etkilidir. Bir kadın da içindeki erkekle ilişki halinde olmalıdır. Coleridge bir zihnin çift cinsiyeti olduğunu söylerken belki de bundan bahsediyordu. Sadece böyle bir birleşme gerçekleşirse akıl kusursuz bir şekilde döllenmiş olur ve bütün yeteneklerini kullanabilir. Belkide katıksız bir şekilde erkek ya da katıksız bir şekilde kadın olan bir zihin yaratıcı olamaz, diye düşündüm.