Son zamanla sıkça çektiğim varoluş sancılarının da etkisiyle nereye ait olduğumu sıkça sorgularken şu söze denk geldim:
“Ait olduğun yeri ararken, ait olmadığın kaç yerde azaldın?”
Ve o an sürekli arayış içinde olmamın benim içimden ne kadar parçalar kopardığını fark ettim. Belki de bu yüzden bir yere ait hissedemiyordum . İnsan bazen bir yere sığamadığında değil, kendine sığamadığında da yersiz yurtsuz hissedermiş.Belki de aradığım aitlik bir yer değil, nihayetinde bir gün bulacağıma inandığım huzur halidir. Kim bilir, belki de ait olmadığım bu yerle savaşım bir gün bitecektir.
Yetişkin biri beni dinlemez yeni bir şey öğrenemez .
Kendi bildiğini okur , bana kulak asmaz .
O yüzden, fabrikamı bir çocuğa vermeliyim .
“Yüreği temiz anlayışlı sevgi dolu bir çocuğa en nefis çikolatalarının en sırlarını verebilmeliyim ki ,gözüm arkada kalmasın”