Charlie'nin Çikolata Fabrikası (9+ Yaş)

·
Okunma
·
Beğeni
·
12.806
Gösterim
Adı:
Charlie'nin Çikolata Fabrikası
Alt başlık:
9+ Yaş
Baskı tarihi:
Şubat 2005
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755100982
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Charlie And Cholate Factory
Çeviri:
Celâl Üster
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Çocuk Yayınları
Roald Dahl (1916-1990), Norveç asıllı büyük bir yazar. Kitaplarını İngilizce yazıyor. Büyükler için olduğu kadar çocuklar için de birbirinden güzel pek çok kitap yazmış. Charlie'nin Çikolata Fabrikası, onun en sevilen çocuk kitaplarından biri. Bu kitapta küçük Charlie ile tanışacaksınız. Onu çok seveceğinizi, onunla arkadaş olacağınızı umuyoruz. Charlie, annesi, babası, iki ninesi, iki de dedesiyle birlikte büyük bir kentin bitiminde küçük bir tahta barakada yaşamaktadır. Yoksuldurlar. Charlie çikolataya bayılır, ama alacak parası yoktur. Biriktirilen parayla, doğum günlerinde, yılda bir kez bir küçük çikolata girer evlerine. Bu büyük kentte, Charlie'lerin evinden bile görülen kocaman bir çikolata fabrikası vardır; dünyanın en ünlü çikolatalarını üretir. Günlerden bir gün... Yok, kitabın konusunu anlatmamızı beklemeyin. Okuyun, göreceksiniz neler olacak. Bu kitabın devamı sayılabilecek güzel bir kitabımız daha var: Charlie'nin Büyük Cam Asansörü. O kitapta da Charlie'nin başka bir serüvenini izleyeceksiniz.
(Tanıtım Yazısından)
"Rica ediyoruz, yalvarıyoruz hepinize, lütfen.
Evinize gider gitmez atın televizyonunuzu pencereden, Televizyonun boşalan yerine,
Hemen koyuverin bir kütüphane.
Sonra dolsun o güzelim kitaplar raflara,
Girmesin bir daha o kötü görüntü odalara."

Bu alıntı kitabın en can alıcı noktası. Ne yazık ki bakıcı niyetine kullandığımız televizyon dünyanın en iğrenç bakıcısı. İçinde neleri öğrenmiyor ki çocuklarımız?

Bir düşünün mutfakta dahi televizyon.neredeyse her odada televizyon. Baba maç izler, anne dizi, çocuk ise hiç bitmeyen çizgi filmler. "Bu kadar imkanımız yok ki biz nasıl alalım o kadar televizyonu" diyen bir ailede bile sofra televizyonlu odaya kurulur. Ev ahalisi bir iki sohbet etmeye çalıştı mı " E televizyonun sesini duyamiyoruz az susun" diyen bir feryat kopar. Çocuk bizden bir şey ister " yavrum burayı izlemeliyim az sabret" deriz. Çocugumuzdan yardım isteyince " ya anne cizgi film izliyorum yaaa" diye yakarır. Televizyonun olmadığı ortamda iki kelam edecek olsanız sohbet döner dolasır " şu dizide de şu oldu.","Acun yine bir yarışma yapmış valla helal olsun.adam biliyor", "şu evlenme programında şu olmuş", " haberleri duydum yine olan olmuş."," bu devirde kimseye güvenilmez baksana ne diyor geçen televizyonda. Eskiden hiç böyle seyler olmazdı"... Sürer gider muhabbetler. Televizyon bozulsa evladımız ölmüş gibi yaslara batarız.

İşi hiç bilmeyenler profesyonel olur çıkıverir. Haberlerde " hırsızı kapıdaki parmak izinden buldular" haberinden sonra hırsız eldiven giyer.
" tecavüzcü çocuğu söyle kandırmış." haberini duyan pedofili çocuğu nasıl kandıracağını öğrenir.
" talaştan sahte pul biber yapılıyormuş.üstelik ayırd edilemiyor.şimdi sizler için yapacağız" programını izleyen biri " demek sahte biber de yapılıyormuş.az ben de yapıp katayım" ı öğrenir baharatçı.
Reklamlar olmasa en son teknoloji ürünlerini nasıl tanır ve alırdık.sabah programları olmasa gezen gezmeyen tavugu nasil bilirdik.çöp diye attığımız şeylerin çay olabilecegini nasıl bilebilirdik.

"Hiç mi faydası yok?" Seslerini duyar gibiyim.
Tek faydası varsa belgeseller olabilir.

Velhasılı kelam gelinle damat nikah masasının altından kimin sözü geçecek diye birbirlerinim ayaklarına basadursunlar bizim televizyon tahtında oturup yeni kölelerini bekliyor olacak evde. Bütün o masumiyeti ile ögretecek bize hayatı. Dediklerini yapacağız sorgulamadan.

Umarım farkında olmadıklarımızın farkında oluruz.şimdi televizyonu kapatalım da kitaba dönelim:)

Charlie fakirdi ama zengin görünenlerden daha zengindi. Çünkü evinde paylaşmak vardı, hayal gücü vardı, minnet vardı... Tek olmayan şey para ve şikayet idi.

Bazen şikayet ediyoruz ya şu yok bu yok diye.Meğer ne şimarık mahluklarmışız. Sokakta rahat rahat birşeyler yerken birilerinin gözlerini yediğimizin farkında değiliz hicbir zaman. Dönere bakan gözleri yiyoruz. Raflarda büsküvi paketlerindeki gözleri... Dondurma külahlarındaki gözleri... Birilerinin gözlerini giyiyoruz bilmeden.

Bu durumda ne yapılabilir bilemiyorum ama bazı önerilerim var: bir şey yemek için lokantada göz önünde olmamayı deneyebiliriz. Sokak ortasında birseyler yememeye dikkat edebiliriz. Fazla dikkat ceken elbiseler giymeyebiliriz. Tabi ki uygulamada zor bu dediklerim. Ama en azından hassas olmaya çalışırsak, hic değilse o gözleri hayal edebilirsek kendimizi kontrol edebiliriz zannımca. Bir de yardımlaşmayı artırıp yetimleri gözetirsek, semtimizdeki az cok maddi durumu kötü mahallelerin muhtarları vasıtasıyla muhtaçları tespit edebilirsek ve yardım sağlayabilirsek bir nebze vicdanımız rahatlar diye düşünüyorum.

Bu arada çok çikolata yememek de gerek :) az yiyin öz yiyin abartmayın azizim.:)

Sağlıcakla kalın
Çocuk kategorisinde yer almasına rağmen, bir yetişkin olarak çok zevk aldım kitaptan. Filmi de ayrı bir güzel. Tavsiyem, önce kitabı okuyun, ardından filmi izleyin. Çikolatanız da yanı başınızda bulunsun okurken. Canınız çekebilir :)
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.155 Oy)13.983 beğeni36.236 okunma3.798 alıntı154.016 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.940 Oy)9.474 beğeni26.673 okunma1.830 alıntı136.376 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (16.011 Oy)19.948 beğeni45.697 okunma3.589 alıntı193.152 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.951 Oy)9.222 beğeni30.285 okunma918 alıntı146.874 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (8.264 Oy)9.264 beğeni27.641 okunma2.940 alıntı121.919 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.1/10 (10.026 Oy)11.825 beğeni29.678 okunma1.694 alıntı155.175 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.926 Oy)6.039 beğeni20.685 okunma929 alıntı107.534 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.761 Oy)9.722 beğeni27.306 okunma2.008 alıntı126.388 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.796 Oy)8.411 beğeni24.066 okunma960 alıntı96.039 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.8/10 (4.436 Oy)5.303 beğeni19.514 okunma878 alıntı80.998 gösterim
Bu sıcak yaz akşamlarını arkadaşlarla beraber çay bahçesinde, kimi zaman demli bir çay kimi zamanda meyveli soda içerek geçiriyorum diyebilirim. Genel olarak hayatımın bu monotonluğun-un çok nadir dışına çıkıyorum. Akşamları arkadaşlarla sohbet etmek bu sıkıntılı günlerde beni rahatlıyor. Tabii siyasi muhabbetlere girilmediği sürece. İşte bu anlarda çok sıkılıyor, yapacak bir şeyler arıyorum. Hiç bir zaman telefonda oyun oynayarak veya sosyal bir platformda ciddi bir zaman geçiremediğimden diğer sıkılan arkadaşlar gibi bu tür eylemlere de yönelme şansım olmuyor. En nihayetinde çerezlik e-kitaplarla bu soruna çözüm getirmek istedim. İnternet'te bulduğum ve sesli, kalabalık ortamlarda okuyabileceğimi düşündüğüm bir kitaptı Charlie'nin Çikolata Fabrikası ve nitekim de öyle oldu.

Kitabın dili oldukça sade ve anlaşılır. Çok fazla uzun cümleler ve komplike kelimeler içermediğinden, kitabı okuyan birey benim gibi sesli ortamlarda da çok rahat okuyabilir. Kitabın başlarında kitabı yazarın, neden yazmış olabileceği ile ilgili çok düşündüm keza yetişkin bir birey olarak kurgu dikkatimi çekmedi ancak ilerledikçe kurgudan daha ziyade yazarın verdiği mesajlar ve ufuk açıcı olayları hoşuma da gitmedi değil.

Kitabı bir sıfatla nitelendirmek isteseydim eğer seçeceğim kelime kesinlikle "tatlı" olurdu. Hem içerik olarak ana maddemiz çikolata olmasından hem de yazarın samimi tavrından dolayı tatlı bir kitaptı benim için ve tarz olarak şimdiye kadar okuduğum kitaplardan oldukça farklıydı. Ben ise her daim farklılıkları seven biri olduğumdan hoşuma gitti diyebilirim. Çerezlik bir kitaptır ve okumak isteyen herkese rahatlıkla öneririm.
Çok eğlenceli harika bir kitap okudum.Görünürde evet o bir çocuk kitabı ama aynı zamanda yetişkinler için yazılmış bir kitap.Muhteşem bir çikolata fabrikasına giriyorsunuz ,hayır hayır bence çikolata ülkesi demek daha doğru olur,çikolatadan ağaçlar,çimenler,nehirler, vadiler,taşlar herşey ama herşey var işte ben burada olmalıyım diyorsunuz ve başlıyorsunuz hayallere:))))Hem çocuğunuz hem kendiniz okumalısınız çünkü kitap hem size uyarılarda bulunuyor hem çocuklara her iki taraflada konuşuyor evet evet yanlış duymadınız bir bakıyorsunuz ki kitapla konuşmaya başlamışsınız size soru soruyor sizde cevaplamaya çalışıyorsunuz :))) çağımızın hastalığı televizyondan bahsediyor mesela ne kadar da haklı şeyler söylüyor bize, şımarık çocuklardan ve tabi onların şımarık ailelerinden ve kaçınılmaz komik sonlarından.Bilemiyorum ama sanki ben kitabı şarkı söyler gibi okudum bir solukta bitti gitti :)))) harika bir çocuk olan Charlie'nin bay Wonka ile muhteşem macerasını kesinlikle okuyun ve küçük bir uyarı kitaba başlarken yanınaza gofret,çikolata,şeker almayı unutmayın çünkü canınızın çekmemesi mümkün değil.:) :)
İlk olarak, iyi ki kitaplar var. Charlie'nin çikolata fabrikası, mükemmel bir kitaptı. Okudukça hiç bitsin istemedim. Charlie'ye bazen üzüldüm, bazen ise sevindim. Cikolatasindan bir ısırık alması beni çok üzdü. Eğer yanında olsaydım, ona bir kamyon dolusu çikolata alırdım. Ama Charlie şanslıymış bir tane çikolata alıp, bir fabrikaya sahip oluyor. Keşke Charlie' nin kardeşi olsaydım. Roald Dahl'e yazdığı kitaplar için teşekkür ediyorum...
Kitabı okurken küçük erkek kardeşim ben filmini seyrettim, demek ki, kitabı da biliyorum dedi. Sırf bunun için bana 1000 kitap hesabı aç diye tutturdu :)) Tabii ki, açmadım :)) Bu kitabı okurken yaşadığım komik olaydı. :)

Kitap 8-9 yaş çocuklar için yazılmış olmasına bakmayarak çok değerli, anlamlı kitap. Çocukken okurken güzel de bence büyükler de çocukları için okursa güzel olur.
Sınav dönemimde kitabı okuyayım diye çalışmamı aksatmıştım :)) Bu da dezavantajı. :)

* Efsanevi çikolata fabrikasının sahibi Willy Wonka, çikolatalarının içine birkaç bilet yerleştirir. Bu bileti bulanlar hayallerimizi zorlayan çikolata fabrikasını gezmeye hak kazanacaklardır.
Hali ile tahmin ettiğiniz gibi biletlerden birini kitabımızın baş kahramanı kazanır.
Diğer-şimarık, şişman, televizyon bağımlısı çocuklar ile birlikte fabrikanın kapısı yüzlerine açılır.
Yazar, çocukların üzerinden biz büyüklere de vurgu yapmış. Çocuk yetiştirmekten tutun da çocukların küçücük kalbinde oluşabilecek bir kirli nokta yüzünden nasıl suçlu olduğumuzu yüzümüze çarpıyor.

* Sonu kitabın isminin yüzünden belli olsa da okumak için sakın geç kalmayın.

Velhasıl, sırf çocuk kitabı diye okumağı ertelemeyin sakın. Bir çocuk kitabı olabilir ama bazı yetişkinler için yazılan kitaplardan çok şey katmıştır bana.

Not: Ha unutmadan. Vedat beyin de dediği gibi: okurken yanınızdan çikolatanızı eksik etmeyin sakın. *_*
Çok farklı, çok eğlenceli, çok şaşırtıcı, çok sürükleyici, çok tatlı bir kitap. Çocuk kitabı gibi düşünmeyin, büyük bir zevkle okuyacağınızı rahatlıkla söyleyebilirim. Bir başlayınca elinizden bırakamayacağız bir kitap. Ben yirmi dört saat içinde bitirdim.

Kitabı orijinal dilinde yani İngilizce olarak okudum. Dili gayet anlaşılır. İngilizcesini geliştirmek isteyen arkadaşlara kitabı İngilizcesinden okumalarını tavsiye ederim.

Kitabın orijinal adı "Charlie and Chocolate Factory" Yani "Charlie ve Çikolata Fabrikası" ki kitabın içeriğine çok daha uygun. Neden "Charlie'nin Çikolata Fabrikası" diye çevirmeler!? Çok büyük bir SPOİLER olmuş...

Mutlaka okuyun ve Willy Wonka'nın renkli, şaşırtıcı, tatlı fabrikasını Charlie ve diğer çocuklarla birlikte gezin. Çok eğleneceğinizi düşünüyorum.
Küçükken kitabın bitimine kadar dayanamayıp filmini izlemiştim sonra bir de ben artık kitabın sonunu biliyorum deyip ağlamıştım.Gerçekten çok harika bir kitap kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
İnsanın böyle güzel, böylesine keyifli şeyler okumaya ihtiyacı var.
Düşünsenize; işten çıkıp saatler süren trafik işkencesinden kurtulup evinize varmışsınız. Yemeğinizi yiyip, bir duş alıp, günün yorgunluğunu atmak istiyorsunuz.
İşte tam o anda kendinize bir kahve yapın ya da daha da iyisi bir fincan sıcak çikolata. Bir de bu kitabı alın elinize. Bitti, gitti. Bütün stres, yorgunluk uçtu.
Bir de yanında resmen kitaptan tüten çikolata kokusu da cabası...
Kitap, çocuk kitabı kategorisinde yer alıyor. Fakat bizler gibi içindeki çocuğu hala yaşatan yetişkinler de çocuklar kadar çok keyif alabiliyor kitaptan.
Hem eğlenceli hem de yol gösterici, eğitici noktalar var.
Mesela benim en hoşuma giden kısımlardan biri, televizyon bağımlılığının eleştirildiği kısımdı.
Annelerin, televizyonu çocuklarını susturmak için kullandıkları malum. Sonrasında da maalesef içi boş nesiller yetişiyor. Çocuklar kitap okumayı, oyun oynamayı unutuyor.
Bir çocuğun en mutluluk verici özelliği bana göre hayal dünyasının genişliğidir. Kendi kendine oyun kurar, oynar, mutlu olur. İşte televizyon, çocukların elinden maalesef bunu alıyor. Ekrana gözünü kırpmadan saatlerce bakan çocukları gördükçe üzülüyorum.
Aslına bakarsanız durum tüm ailede aynı. Evin neredeyse her odasında televizyon var. Herkes kendi izleyeceği programı açıp odasına çekiliyor, saatlerce o ekranın başından ayrılmıyor. Oysa ki ailece konuşulacak o kadar çok şey, yapılacak onca aktivite varken; evdeki zamanımız neredeyse tümüyle televizyonun karşısında geçiyor.
Aile olmaya zamanımız yok.

Hadi bu kadar yakınma yeter :) Kitap ile ilgili bilgilere dönelim.

Kitabın ilk film uyarlaması 1971'de vizyona giren, senaryosunu Roald Dahl'ın kendisinin yazdığı,  "Willy Wonka and the Chocolate Factory".
İkinci uyarlama ise hepimizin bildiği 2005 yılında vizyona giren, Tim Burton'ın yönetmenliğini yaptığı, Johnny Depp'in ise harika oyunculuğu ile taçlandırdığı "Charlie and the Chocolate Factory".
Filminden çok keyif almıştım. Kitabı da harikaydı.

Dipnot olarak kitapta var olan Umpa Lumpa halkı ile ilgili bir bilgi düşeyim. Kitabın yurtdışındaki ilk baskılarında Umpa Lumpalar Afrika’dan getirilen, siyah renkli Pigmeler olarak tanımlanıyormuş. Ülkeye gizlice sokulan, boğaz tokluğuna çalışan, fabrikada yatıp kalkan, dışarıya adım atmayan bu halk köle işçi olarak nitelenmiş ve bu durum çok tepki görmüş.
Sonraki baskılarda Pigmeler Umpa Lumpalar olarak, geldikleri ülke ise Lumpa Ülkesi olarak değiştirilmiş. Kitaptaki illüstrasyonlarda esmer bir halk olarak resmedilen Umpa Lumpalar sonradan açık tenli olacak şekilde değiştirilmiş.
Kasıtlı bir niyetle yapıldığını pek düşünmesem de değiştirilmesi iyi olmuş.

Devam kitabı olan "Charlie'nin Cam Asansörü" nü de en kısa sürede edinip okumayı düşünüyorum.
Yıllar önce okuduğum ve o zamana göre çok çok beğendiğim bir kitaptı. Ne kadar çocuk kategorisinde yer alsa da yetişkinlerin de okuyabileceği bir kitap :")
Charlie yıkık dökük kulübede yaşayan 7 kişilik bir ailenin tek çocuğu. Charlie çok fakir bir ailede yaşıyor. Okula giderken yolun kenarında bir fabrika var. Burası Bay Wonka’nın
Çikolata Fabrikası. Charlie çikolatayı çok sever ama çok fakir oldukları için yılda 1 kez doğum gününde yer. Fabrika uzun bir zaman önce kapatılmıştır. Çünkü Bay Wonka’nın çikolataları ünlüdür ve başka fabrikalardan gizlice gelinip tarif çalınır. Bay Wonka da fabrikayı kapatır. Uzun süre dumanı tütmeyen baca bir gün tüter. Haberlere çıkar;” Beş altın bileti ülkenin dört bir yanına dağıttım. Bu altın biletleri bulanlara bütün sırlarımı vereceğim ve1 kamyon dolusu çikolata göndereceğim” diye bir yazı çıkar. Charlie altın bileti bulmayı çok ister ama alacak parası yoktur. Doğum gününde alınan çikolatadan bilet çıkmaz. Joe Dede çikolata alması için ona para verir. Charlie’nin aldığı çikolatadan altın bilet çıkmaz. Charlie üzülür. Bir kış günü yerde 5 peni bulur. Kimsenin para aradığını görmeyince parayla çikolata alır. Altın bilet çıkmaz. 1 tane daha aldığında ALTIN BİLET CHARLİE ‘YE ÇIKAR. Haberciler etrafına toplanır. Charlie hemen eve koşar. Gün gelir. Joe Dede ve Charlie fabrikaya gider ve fabrikayı gezerler. Bütün çocuklar yaramaz oldukları için başlarına bir bela gelir. Bay Wonka’da fabrikayı Charlie’ye verir. Charlie ailesi ile birlikte orada yaşamaya başlar.
Çocuk kitabı olmasına rağmen zevkle okuduğum bi kitap oldu, okunması ve okutulması çok hoşuma gitti çünkü çocuklara güzel şeyler katacagina inandığım bi kitap oldu.sıkılmadan okuyabilcecekleri carlinin cikolata fabrikası kitabını büyüklerde dahil olmak üzere bütün okurlara tavsiye ederim.
'Eğer televizyonu kaldıracak olursak,
Sonra nelerle oyalayacağız
Sevgili çocuklarımızı? Lütfen açıklayınız!' Yanıt
vereceğiz size bir soruyla,
'Eskiden ne yapıyordu insanlar çocuklarıyla?
Nasıl mutlu oluyorlardı günlerce
Bu canavar keşfedilmeden önce?'
Unuttunuz mu? Bilmiyor musunuz?
Çok hızlı ve yavaş söylüyoruz:
OKURLARDI... HER ZAMAN!
OKURLARDI... DURMADAN!
İnsan ne kadar okursa
Doyamaz o kadar kitaba!
İnsan hayatının yarısı
Hiç düşünmeden kitap okumaya ayrılmalı!
Rica ediyoruz, yalvarıyoruz hepinize, lütfen.
Evinize gider gitmez atın televizyonunuzu pencereden, Televizyonun boşalan yerine,
Hemen koyuverin bir kütüphane.
Sonra dolsun o güzelim kitaplar raflara,
Girmesin bir daha o kötü görüntü odalara.
- Sizler biraz kısasınız.
+ Şey evet biz çocuğuz.
- Bu bir bahane değil, asla sizin kadar kısa olmadım.
+ Bir zamanlar öyleydin.
- Hayır değildim, neden mi ? Çünkü ben her zaman kafamın üstüne bir şapka koyardım. Şu minik kısa kollarınıza bakın, hiç bir yere uzanamazsınız..
Eve gidince atın televizyonu pencereden!
Evde televizyondan boşalan yere
Güzel bir kitaplık kurun bir an önce.
"Ama büyüklerin bildikleri başka bir şey daha vardı; o da her ne kadar küçük bir olasılık da olsa şansın var olmasıydı."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Charlie'nin Çikolata Fabrikası
Alt başlık:
9+ Yaş
Baskı tarihi:
Şubat 2005
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755100982
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Charlie And Cholate Factory
Çeviri:
Celâl Üster
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Çocuk Yayınları
Roald Dahl (1916-1990), Norveç asıllı büyük bir yazar. Kitaplarını İngilizce yazıyor. Büyükler için olduğu kadar çocuklar için de birbirinden güzel pek çok kitap yazmış. Charlie'nin Çikolata Fabrikası, onun en sevilen çocuk kitaplarından biri. Bu kitapta küçük Charlie ile tanışacaksınız. Onu çok seveceğinizi, onunla arkadaş olacağınızı umuyoruz. Charlie, annesi, babası, iki ninesi, iki de dedesiyle birlikte büyük bir kentin bitiminde küçük bir tahta barakada yaşamaktadır. Yoksuldurlar. Charlie çikolataya bayılır, ama alacak parası yoktur. Biriktirilen parayla, doğum günlerinde, yılda bir kez bir küçük çikolata girer evlerine. Bu büyük kentte, Charlie'lerin evinden bile görülen kocaman bir çikolata fabrikası vardır; dünyanın en ünlü çikolatalarını üretir. Günlerden bir gün... Yok, kitabın konusunu anlatmamızı beklemeyin. Okuyun, göreceksiniz neler olacak. Bu kitabın devamı sayılabilecek güzel bir kitabımız daha var: Charlie'nin Büyük Cam Asansörü. O kitapta da Charlie'nin başka bir serüvenini izleyeceksiniz.
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 1.395 okur

  • Bozkırkurdu...
  • Meliha İpek
  • elif mutlu
  • Yonca Akpınar
  • Gizem Altay
  • Hakan Kahraman
  • Sueda Ünsal
  • özlem karagöz uğuz
  • Şeyma Kınay
  • Caspian

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.5
14-17 Yaş
%22.9
18-24 Yaş
%29.8
25-34 Yaş
%21.4
35-44 Yaş
%10
45-54 Yaş
%4.5
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%81.7
Erkek
%18.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%46 (195)
9
%25.2 (107)
8
%17 (72)
7
%7.1 (30)
6
%2.8 (12)
5
%0.9 (4)
4
%0.5 (2)
3
%0.2 (1)
2
%0
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları