Arı Kovanına Çomak Sokan Kız (Millennium Serisi 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.785
Gösterim
Adı:
Arı Kovanına Çomak Sokan Kız
Alt başlık:
Millennium Serisi 3
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
800
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054456062
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Luftslottet som sprängdes
Çeviri:
Ali arda
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus yayıncılık
“Sizi uyarıyoruz: Millennium üçlemesi kesinlikle bağımlılık yapıcı.”
-The Guardian

“Dönüp tekrar tekrar okumak istiyorsunuz. Millennium üçlemesi bu milenyumun en iyi üçlemesi.”
-John Timpane, Philadelphia Inquirer

“Stieg Larsson’u okumak, sert bir kahve gibi sizi canlandırır… Kitaplar sıra dışı bir şekilde aksiyon dolu ve düpedüz bağımlılık yaratıcı. Larsson son derece zeki bir aktivist ve feminist olmanın yanı sıra Tanrı vergisi bir aksiyon yazarlığı yeteneğine de sahip…”
-David Kamp, New York Times

“Kasırga gücünde bir roman. Alexandre Dumas’ın Üç Silahşörler’ini veya Charles Dickens’ın romanlarını aynı hararetli heyecanla okumuştum. Olağandışı… Hiç gocunmadan söylüyorum: Muhteşem.”
- Mario Vargas Llosa, El Pais

“Larsson üstün bir yazar. Kurgunun birçok katmanını sıkıca bir ipe bağlıyor ve sayfa sayfa okuyucuyu sürüklüyor. Kitabın sonu, böyle bir seride isteyebileceğiniz her şeyi size veriyor.”
-Leonard Zeskind, Kansas City Star

“Her yeni nesil Salander ve Blomkvist’i bir gün okuyacak ve onların dünyasına kapılacak.”
-Sarah Weinman, BN.com

“Şu anda yaşadığımız hayatı yüzlerce ve yüzlerce heyecanlı sayfada yeniden keşfetmek isteyen kimse bu üçlemeyi kaçırmasın. Son kitabın muhteşem bir kurgusu var. Kitap, çağdaş edebiyatın en mükemmel sonlarından birine doğru ilerledikçe kitap hiç bitmesin istedim.”
-Alan Cheuse, Chicago Tribune

“Kalbinizi durduracak sahnelerde polisiye edebiyatın en unutulmaz karakterleriyle tanışmaya hazırlanın. Bu kitap Larsson’un ismini edebiyatın en orijinal ve tutkulu seslerinden biri olarak tarihe kazıyor.”
-Ellen Shapiro, People

“Millennium serisi dünya çapında benzersiz bir yayıncılık mucizesi.”
-Kate Mosse

“Hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacak, bu kitabı da gecenin ilerleyen saatlerine dek okuyacaksınız. … İsveçli bir bilgisayar manyağının bizi soluksuz bırakabileceğini kim düşünebilirdi ki?”
-Daily Express

“Olağanüstü… Okuyucular kitabı okurken yerlerinden bile kıpırdayamayacak. ”
–Sunday Times
Serinin son kitabı olmasının bilinciyle biraz da üzülerek okudum.
Devam kitaplarında normalde kalite düşer, heyecan ve aksiyon azalır, ama bu seri her kitabında üstüne koyarak ilerliyor.
Zaman zaman detaylara yer verilmiş ve tempo düşüyor ama dikkatinizi dağıtacak derecede değil.Buna rağmen sıkılmadan bitirdim.Okunma oranının düşük olmasının kitabın kalın olmasından kaynaklandığını düşünüyorum.
Kitabın kalınlığına bakmadan ve önyargılarınızı bir kenara koyup bu seriye başlayın. Pişman olmadığınızı anlayacaksınız.
Serinin 3. kitabı. Yine soluksuz okunan, tahmin edilmesi imkansız olaylarla karşılaşılan ve tüm parçaların en sonunda nasıl bir araya gelip bütünü oluşturduğunu gördüğümde vermiş olduğum tepki: "Bir insan nasıl böyle bir kitap yazabilir ki?" oluyor. Ara ara temponun düştüğü yerler olsa da bütünüyle mükemmel bir kitap.
En kısa zamanda tekrar dönmek koşuluyla yarım bıraktım. Sanırım son kitap diye bitirmek istemedim
Heyecan ve gerilim bu kitapta da aynı hızla devam ediyor. Birkaç yerde monotonlaştığını tam düşündüğünüz anda yazar tekrar şaşırtıyor ve tekrae sizi etkiliyor. Bence ilk 3 kitabı mutlaka okumalısınız.
Serinin mükemmel bir tamamlanışı.
Yazar resmen arada boşluk birakmicak şekilde kafada kurgulamış ve bunu mükemmel bir şekilde kitaba yansıtmış.
Hele o mahkeme sahnesi nasıl biseydir .
Soluksuz okudum Okuyucuyu mükemmel bir kitap bekliyor.
Kesinlikle okunulası.
Serinin son kitabı. Lisbeth Salender'ın maceraları hız kesmeden devam ediyor. Kitabın finalinde bütün sorular cevaplarını buluyor ve herşey yerli yerine oturuyor. Son derece zekice kurgulanmış çok güzel bir seri.
İkinci kitap Ateşle Oynayan Kız'ı yorumlarken bu üçüncüyü okumamayı düşündüğümü ifade etmiştim. Gökhan Demiray kardeşimin uyarısı üzerine okudum. Kendisine buradan teşekkür etmek isterim.
Üçlemenin bileşkesinden, bilhassa bu kitap dan aldığım mesajları birazdan açıklamaya çalışacağım. Tabii bunun bir kurgu roman olduğunu, polisiye kitap tasniflerinin içinde yer alacağını bildiğim halde, bunların dışında bana ne verdiği olacak.
Öncelikle belirtmeliyim ki, Yazar muhteşem bir iş çıkartmış. İnşallah iddia edildiği gibi 4. kitabın müsveddeleri bulunur ve bizlere kadar ulaşır.
Anlatımı ve çevirisi de harika. Konusu ve sürükleyiciliği çok güzel...
Bence çok fazla detaylara girilmemiş olsa, daha az sayfada yazılsa çok daha gizemli olur ve daha fazla okurla buluşurdu gibi geliyor.
Ben bu kitabı da severek okudum.
Şimdi bu kitapla benim beynimdeki çakan şimşeği açıklamaya çalışayım. tabii ki bu tamamen tarafıma ait düşüncedir.
Yazar İsveçte ki toplumsal yaşamın yanı sıra hukuksal düzenin de bir nevi analizini, ve hukuki yapıdaki boşluğun, eksikliklerin kurgusal bir polisiye roman tarzı ile eleştirisini yapmakta.
Kendi kalemi ile,"parlamenter denetimde olmayan hiç bir kurumdan hoşlanmıyorum." -- "Demokrasilerin de politik bir korunma kalkanına ihtiyacı var." diyerek Özgürlüklerin bilhassa devlet mekanizmalarının yetkilerinin ve toplum üzerinde yaptırım güçlerinin namütenahi olmadığını, denetim mekanizmalarının çağdaş ve günün geçerli hukuk yapısına sahip olması gerekliliğini,
Demokratik ülkelerde bilhassa hakların, özgürlüklerin savunma hakkının anayasal güvence ile tüm fertlere eşit olmasının gerekliliğini,
Çünkü....
Bu Anayasal güvenceyi yürütmekle görevli kamu kurumlarının kanundan aldığı
gücü kullanarak kurum, kişi yada kurum içindeki birtakım unsurların, gurupların kurum içerisinde ya da dışarıdan bağlantısal olarak illegal faaliyetleri için yapılanmalara gidebildiğinde, bunları açığa çıkaracak, yargıya taşıyacak yetki ve sorumluların eksiğini belirtiyor.Gibi.
Ayrıca, siyasi gücün sınırlarının nereye kadar uzanacağı, makas ın ağzının ne kadar açık olacağı, denetim fonksiyonunun işleyip işletilemediği, Devlet çarkının, demokratik yapı içinde, insan hakları, anayasal hakların adil bir biçimde ülkenin tüm fertlerince kullanılmasının güvence altına alacak hukuki düzenlemenin olmazsa olmazların başta geldiğini.
Tüm bu sonunda bir fert olarak, İşin özü şuna mı varıyor?
Hiç bir ateş, düştüğü yeri yaktığı kadar yakmıyor, diğer yerler ne kadar etkilenirse etkilensin Ateş, düştüğü yeri cehenneme çeviriyor.
Şimdi ....Benim l kafamda çakan şimşeği açıklamak isterim. ,STIEG LARSSON bu kitabı yazarken VIKTOR HUGO nun SEFİLLER inden esinlenmiş, Kalkış noktası bu olabilir mi sorusu oluştu.
Hugo Sefiller ile Fransız devrimi öncesi ve sonrasın da bu devrimin toplumdaki bıraktığı derin izleri romanlaştırmıştı 4 çilt halinde..
Bu kitap ile toplumsal eleştiri yolu açılmıyor muydu? Hem de hakim, egemen sınıf olan Aristokratlara Burjuvalara karşı...
hugo nun Kahramanı Jean Valjean ile Larsson un kahramanı Lisbeth Salender maceraları arasında bir paralellik yok mu?
Yazar her ne kadar Lisbeth i Amazon savaşcısı olarak betimlese de, bven Valjean ın bir başka çağda, bir başka maceradaki versiyonu olarak gördüm.
Hugo Fransız devrimi öncesi hukuk düzenine el uzatırken, Larsson , demokrasinin en iyi yönetim tarzının kabullenildiği günümüzde Teknoloji devrimi ile konusuna el atmıyor mu?
Gelişen olaylar, varılan sonuçlar, eleştirilen fert haklarının, toplumsal yaşamın devlet ile ilişkilerinde, egemen güçlere karşı korunmasında hukuki güvenceler açısından, hangi çağda yazıldığına bakılmaksızın, fikirsel olarak aynı perspektif den, aynı pencereden bakılmıyor mu?
Neyse ben Sefillerin Yeni bir versiyonu gibi gördüm. Hele 4. kitap da çıkarsa ortaya... Ve beğendim....
Soğuk İsveç havasından sıcak bir polisiye.
İskandinav polisiyelerinin son dönemdeki başarısına ne güzel örneklerden birisidir. Serinin son bulduğu romanda soluğunu kesilecektir. Sayfa sayısı sizi zerre kadar etkilemiyor.
İlk iki kitaba göre daha durağan bir polisiye roman olduğunu söyleyebiliriz.
Her kitâpta uzerine koyarak giden bir seri bu kitapta ayni seklde tansiyon dusmeden ilerliyor bittikten sonra keske bitmesydi diyebilceginz bir seri...
ksinlikle çok güzel bir seriydi. lisbert salander harika bir karakter bunca yaşadığı olaylardan bu kadar güçlü bir karakter olarak çıkması ve yazarın bize bunu böyle güzel hissettirebilmesi takdir topluyor gerçekten
Lizbeth Salander ...... ne kadar etkileyici bir karekter.
Muhakkak ve mutlaka okunması gereken bir seri. İnanılmaz bir kurgu , cinayetler ve suçlar çok zekice tasarlanmış. sayfa adedi gözünüzü korkutmasın bir solukta okunuyor.
Serinin 3. kitabi olan 'Ari kovanina çomak sokan kiz' da dügümler çözülecek ve yasalarla Lisbeth Salander hakettigi bağimsizliga ulaşacak. Hiç bitmesin istedim okurken. Serinin 4. kitabi da bir baska yazardan. Bakalim ayni tadi alabilecekmiyiz?
"Sanırım haklısınız," dedi Erlander Mikael'e. "Kan tahlilleri Lisbeth Salander'in bu çukura gömüldüğünü açığa çıkaracak, bence sigara kutusunda da onun parmak izleri bulunacak. Vurulup bu çukura gömülmüş ama hayatta kalmayı ve bir biçimde bu çukurdan çıkmayı başarmış ve..."
"... Ve tekrar çiftliğe dönüp Zalachenko'nun kafasına baltayı geçirmiş," diye tamamladı Mikail. "Tam bir inatçı keçi."
Ronald Niedermann kuşkusuz yetenekli biriydi. Fiziki özellikleri ona korkutucu bir görünüm veriyordu. Üstelik becerikli ve soğukkanlı bir organizatördü. Tek problemi liderlik içgüdüsünden yoksun olmasıydı.
Hiç kimse aşktan kaçamaz, yalnızca itiraf etmekten kaçınır. Arkadaşlık, aşkın bir formudur.
"İnsan hep gençmiş gibi dolaşıp hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarken,birden yolun sonuna geliyor....."
Stieg Larsson
Sayfa 221 - Pegasus Yayınları
Erkekler açısından ne kadar rahatsız edici olursa olsun, bazen tahta bir kadın oturur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Arı Kovanına Çomak Sokan Kız
Alt başlık:
Millennium Serisi 3
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
800
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054456062
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Luftslottet som sprängdes
Çeviri:
Ali arda
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus yayıncılık
“Sizi uyarıyoruz: Millennium üçlemesi kesinlikle bağımlılık yapıcı.”
-The Guardian

“Dönüp tekrar tekrar okumak istiyorsunuz. Millennium üçlemesi bu milenyumun en iyi üçlemesi.”
-John Timpane, Philadelphia Inquirer

“Stieg Larsson’u okumak, sert bir kahve gibi sizi canlandırır… Kitaplar sıra dışı bir şekilde aksiyon dolu ve düpedüz bağımlılık yaratıcı. Larsson son derece zeki bir aktivist ve feminist olmanın yanı sıra Tanrı vergisi bir aksiyon yazarlığı yeteneğine de sahip…”
-David Kamp, New York Times

“Kasırga gücünde bir roman. Alexandre Dumas’ın Üç Silahşörler’ini veya Charles Dickens’ın romanlarını aynı hararetli heyecanla okumuştum. Olağandışı… Hiç gocunmadan söylüyorum: Muhteşem.”
- Mario Vargas Llosa, El Pais

“Larsson üstün bir yazar. Kurgunun birçok katmanını sıkıca bir ipe bağlıyor ve sayfa sayfa okuyucuyu sürüklüyor. Kitabın sonu, böyle bir seride isteyebileceğiniz her şeyi size veriyor.”
-Leonard Zeskind, Kansas City Star

“Her yeni nesil Salander ve Blomkvist’i bir gün okuyacak ve onların dünyasına kapılacak.”
-Sarah Weinman, BN.com

“Şu anda yaşadığımız hayatı yüzlerce ve yüzlerce heyecanlı sayfada yeniden keşfetmek isteyen kimse bu üçlemeyi kaçırmasın. Son kitabın muhteşem bir kurgusu var. Kitap, çağdaş edebiyatın en mükemmel sonlarından birine doğru ilerledikçe kitap hiç bitmesin istedim.”
-Alan Cheuse, Chicago Tribune

“Kalbinizi durduracak sahnelerde polisiye edebiyatın en unutulmaz karakterleriyle tanışmaya hazırlanın. Bu kitap Larsson’un ismini edebiyatın en orijinal ve tutkulu seslerinden biri olarak tarihe kazıyor.”
-Ellen Shapiro, People

“Millennium serisi dünya çapında benzersiz bir yayıncılık mucizesi.”
-Kate Mosse

“Hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacak, bu kitabı da gecenin ilerleyen saatlerine dek okuyacaksınız. … İsveçli bir bilgisayar manyağının bizi soluksuz bırakabileceğini kim düşünebilirdi ki?”
-Daily Express

“Olağanüstü… Okuyucular kitabı okurken yerlerinden bile kıpırdayamayacak. ”
–Sunday Times

Kitabı okuyanlar 1.513 okur

  • İsmail Toğa
  • Feyzan Keçeci
  • Drkitapsever
  • Seyhan Özkul
  • Sırma
  • Huriye Koç Çolak
  • Lina
  • Cansu Vuran
  • Hypnos
  • Emre Gökçe

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.4
14-17 Yaş
%1.8
18-24 Yaş
%19.4
25-34 Yaş
%24.2
35-44 Yaş
%34.5
45-54 Yaş
%14.8
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%75.7
Erkek
%24.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%47.5 (190)
9
%20.3 (81)
8
%18 (72)
7
%9.5 (38)
6
%2.8 (11)
5
%0.8 (3)
4
%0.5 (2)
3
%0.3 (1)
2
%0.3 (1)
1
%0.3 (1)

Kitabın sıralamaları