Eskiden bir kitabın içine girince dünya susardı. Sayfalar ilerledikçe zaman akardı, ben fark etmezdim. Şimdi ise aynı satırı üç kere okuyup hiçbir şey anlamadan kapattığım günler yaşıyorum.
Tam bir yıldır neredeyse bir kitap bile bitiremedim.
Bu bir yoğunluk meselesi mi, yoksa içimdeki dağınıklık mı bilmiyorum. Elime telefonu almak daha kolay geliyor. Kısa kısa şeyler okumak, hızlıca tüketmek… Sanki zihnim sabretmeyi unutmuş gibi. Uzun cümleler yoruyor, derin düşünceler ağır geliyor.