Üzgün, kasvetli, depresif hissettiğinde, tüm dünyanın sana karşı olduğunu hissettiğinde, bu uyanık olma ânıdır. Etrafından karanlık bir geceyle kuşatıldığında, bu ışığını yakma ânıdır. Ve tüm bu durumlar sana yardımcı olur - var olmalarının amacı budur.
Gerçek insan kendini fethetmeye çalışır, başkalarını değil. O kendini tanımak ister. İçsel bir boşluğu başkaları üzerinde hâkimiyet kurarak doldurmaya çalışmaz. Gerçek insan kendisi ve başkaları için özgürlüğü sever.
Okunmaya değer kıymetli bir yapıt. Şöyle ki ; eskinin utangaç ergen hikayesiyle başlayan Nahit karakterinin tiyatroya gönül verip uğruna hayatını koymasını konu edinen mistik bir eser.
İnsanın zaman içerisinde koşulları umursamadan azimle mücadele etmesi gerekir ve Nahit başarının muhteşem hazzını her zerresinde hissetti. Hayatının en parlak dönemini yaşıyordu nitekim hayal gücünün manzarası onu çok iyi yerlere getirmişti.
Aşk hayatını bambaşka değiştirdi. Aslında bilseydi hayatının yönünü, zaafının önüne geçebilirdi.. Düğüm de orada zaten hayatın yönünü bilememek akışta yaşamak..
Keyifli bir eser.. Güzel bir tiyatro yaşamı..
Aşk ya vardı, ya yoktu. Varsa ne zamandan beri hesap, kitap, taktik, maktik meselesi olmuştu? İnsan kendini ona, bir Temmuz ikindisi, güneşi binbir parça etmiş sulara dalar gibi koyvermeliydi.