Herkes ilgi duyduğu konular doğrultusunda iyi bir bilgiye sahiptir. Berbat bir belleğe sahip olduğunu söyleyen insanlar bile sosyal hayatlarında olup bitenleri hatırlamakta hiç zorluk çekmezler. Dolayısıyla başarılı bir uyarlamanın gerçek sırrı, belleğinizin iyi tarafının başka şeylerle bağlantı kurmasını sağlamaktır.
Belleğimiz sandığımızdan çok daha aktiftir.Sürekli olarak anılarımızı değiştirir ve uyarlarız; böylece beklentilerimizi ve dünya görüşümüze uyum sağlarlar. Ancak bunu yaptığımızda dair hiçbir fikrimiz yoktur; dolayısıyla her zaman tamamen gerçeklere dayandığımızı düşünürüz.
Araştırmalar, depresif ya da kaygılı insanlara kıyasla, olumlu bir bakış açısı benimsemiş insanların kanserle ve diğer hastalıklarla daha iyi baş ettiklerini göstermiştir. Bu sonuçlar, olumlu düşünmenin gücüne ve hepimizin olumlu düşünmeye çalışması gerektiğine dair güçlü bir kanıttır.
Çoğunlukla iyimser bir bakış açısı benimsemişsek ve stresin üstesinden gelmek için olumlu başa çıkma stratejilerini uygularsak, sonuçta hepimiz daha mutlu ve sağlıklı olmayı öğrenebiliriz.
Pozitif psikoloji, psikolojiye yeniden denge kazandırmak adına çok ihtiyaç duyulan bir girişimdir. Yaşamın olumsuz taraflarına odaklanmak yerine, olumlu tarafını da anlamaya ve geliştirmeye çalışır. Mutlu olmak için ne yapmamız gerektiğini anlayamıyorsak, mutsuzluğu anlamak neye yarar?