Anne babası ikisinin de hiçbir şeyini eksik etmemişlerdi ,evet ,hayata itmek dışında.Oysa hayat daima daha önce hiç kimse tarafından denenmemiş musibetler taşıyor bir insan hepsinden uzak kalınca böyle kuru kuruya yanıyordu işte ,yanmanın bile tadını alamadan.
Gün geliyor, insan yasamak oyununun hiç de kolay olmadigini anlıyor, bir zamanlar mükemmel sandigi isleyiste inanılmaz yanlışlar buluyordu. Selda yıllarca akrabalarıyla uyum içinde yaşadıklarını sanmıştı. Ne zaman bir araya gelseler ortalığa neşeli bir hava egemen olur, yemekler yenir, içkiler içilir, gülüşülür, eğlenilir, Selda da gerçeğin bu olduğunu, böyle kalacağını sanırdı. Büyümek bu mükemmel uyumun sahte oldugunu görmek demekti. Ama herkes bunun var olduguna inanmak istiyordu.