Bahar ne yapacağına karar verememiş; bir yağmur atıştırıyor, bir güneş açıyor… Ben de tam böyle bir günde kahvemi alıp Suç ve Ceza’ya başladım; umarım kitabın vicdan muhasebesi, benim “bir bölüm daha okuyayım” inadımla yarışmaz.🤭
Senden Önce Ben, geçirdiği trafik kazası sonrası boynundan aşağı felç kalan ve hayata karşı umudunu kaybeden Will ile, küçük dünyasında yaşamaya alışmış, sıradan hayatından pek beklentisi olmayan Lou’nun yollarının kesişmesini anlatıyor.
Birbirine tamamen zıt karakterlere sahip bu iki insanın zamanla birbirlerinin hayatını değiştirmesi, kitabı yalnızca romantik bir hikâye olmaktan çıkarıp yaşamın anlamını sorgulatan duygusal bir yolculuğa dönüştürüyor. Yazarın karakterleri ve mekânları detaylı şekilde betimlemesi hikâyeyi daha gerçek hissettirirken, olayların farklı karakterlerin gözünden aktarılması da anlatımı güçlendiriyor.
Her ne kadar kitabın finali bana biraz eksik ve aceleye getirilmiş gibi hissettirse de, verdiği duygular ve sunduğu farklı bakış açılarıyla kesinlikle etkileyici ve düşündürücü bir okuma deneyimi sunuyor.
Eğer etrafında doğru insanlar olursa; Tekerlekli Sandalyedeki Adam, bir hastalıklar listesi, bir acıma nesnesi yerine Will olmasına izin verilirse mutlu olabilirdi.