Her yere koşarak gittiğimiz için burnumuzda olan tek şey canımız. Baharın geldiğini soluk soluğa dinlenirken kafamızı bir türlü kaldıramadığımız o ufacık ekranlardan öğreniyoruz Üstelik o akıştaki hiçbir çiçek kokmuyor. Bizimkisi bir zihin oyunu.
Baba olacak yaştayım ama elimde olmayan bir çocukluk var ruhumda .Elini tutamadığım, başını okşayamadım, uzansam da asla dokunamadığım, her bisiklet gördüğümde telaşlandım ,dizleri yara bere içinde, tırmandığı ağacın en güvendiği dalı kırılmış, yanlış telaffuz ettiği kelimeler yüzünden konuşmaktan vazgeçmiş bir çocukluk. Gittiğim her yere götürüyorum.