“Bir toplum ancak bu tek ve evrensel uygarlığı olduğu gibi benimsemek şartıyla kalkınabilir ve ilerleyebilir: Böylece, devrimler katı bir doktrine bağlanmaksızın akılcı ve hümanist bir temel üzerine oturtulmaktadır.”
“Tanzimat hiçbir zaman köklü bir reform, bir devrim niteliğini kazanamamıştır. “Yeni” alınırken “eski” atılamamış, bu ikisi hep yan yana yürütülmek zorunda; ileri ile geri bağdaştırılmak istenmiştir, fakat aynı zamanda şeriata da sıkı sıkıya bağlı kalınmıştır.”