... nerede olurlarsa olsunlar geçmişin bir yalan olduğunu, anıların dönüşü bulunmadığını, geçip giden hiçbir baharın yeniden ele geçirilemeyeceğini, aşkların en çılgınca ve en vazgeçilmez olanının ömrün sonundaki bir anlık gerçek olduğunu akıllarından çıkarmamalarını öğütlemeye başladı.
Pietro Crespi bu ikinci yurdu bulmak için okyanuslar aştıktan, Rebeca'nın ateşli kucaklamalarıyla tutkuyu aşkla karıştırdıktan sonra gerçek sevgiyi bulmuştu.
Öğlenin ikisinde herkese uyku getiren ağır havada Remedios vardı, güllerin tatlı kokusunda Remedios, ışığa üşüşen pervanelerin gizinde Remedios, buğusu üstünde fırından yeni çıkmış ekmekte yine Remedios, yine Remedios, her zaman, her yerde Remedios vardı.
Bol geceliğin altında çırılçıplak olduğu açıkça belliydi ve düzgün kafasını usturaya vurdurmasının bir meydan okuma olmadığını, serinlemek için eteklerini sıyırıp bacaklarını açmasının baştan çıkarma amacı taşımadığını, yemekten sonra parmaklarını yalayıp emmesinin salt kendisi hoşlandığı için yapılan bir davranış olduğunu kimselere anlatmanın olanağı yoktu.