“Ben ise sadece kitaplarla başbaşa kalacağım, gezintiler yapacağım, hayaller kuracağım, rahatsız edilmeden uzun uzun uyuyacağım bir dinlenceyi yaşamak istiyordum.”
Sana tam da seni sevdiğim için zarar vereceğim. Anlamıyor musun? İnsan kayıtsız olduğu kişilere kötülük yapmaz. Ama sevmek sözcüğü Martin, anlamı o kadar geniş ki…
Bir yazar beğenmediği bölümü yeniden yazabilir ya da kaldırır çöpe atar. Ama yaşam öyle değil: Bir şey bir kez yaşandı mı artık onu ne düzeltebilir, ne temizleyebilir ne de kaldırıp atabiliriz.
Martin, gündelik yaşamın sertliği ve acıları bizi dışarıda beklerken oyun süresince kendimizi sahnedeki yaşama kaptırdığımız ama perde iner inmez ve gerçek yaşamın kaçınılmaz darbeleriyle karşılaşır karşılaşmaz gündemimizden çıkan bir tiyatro oyununa sığındığımız gibi kendini dünyadan soyutlanmış hissediyordu.