Atın bozkır hayatının yemek unsurlarından biri olduğunu kabul etmek gerekir. Orta Asya bozkırlarının atı, en eski tarih kitabı Herodotos'tan beri övgüyle anlatılmıştır.
Avrasya coğrafyasında özellikle Güney Sibirya Yenisey ırmağı havzasında Altay Dağları'nda çok sayıda yazıt daha bulunmuştur. Yazıtların Rus bilim adamları tarafından okunması Eski Türk tarihine önemli katkı sağlamıştır.
670'i takip eden yıllarda İslam ordularının Horasan üzerinden Maveraünnehir'e ulaşması ve Türk boylarıyla temas etmesi sonrasında İslam kaynaklarında Türklerle ilgili bilgiler birden geniş yer tutmaya başlamıştır.
Çinliler kendilerinden olmayan yabancı kavimleri özel adlarının yanında kuzeyli yabancılar, güneyli, batılı, doğulu yabancılar şeklinde genel adlarla zikretmişlerdir. Kelimenin aslı Çinli olmayan kuzeyli, güneyli yahut batılı yabancılar (özellikle genel altında toplanan gruplara işaret edilir) iken Batılı araştırmacılar tarafından bunun yerine eski "Barbar" tanımlaması yapılmış ve bilim dünyasına bu şekilde yerleştirilmiştir. Aslında Çinliler kendinden olmayan kavimlere barbar dememişti.