Erkek egemen toplumda aile içinde dahil erkek çocuklar ebeveynleri tarafından en çok da anneleri tarafından kayırılıyorlardı. Belki de kadınlar eşlerinde aradıkları şefkati, sevgiyi bir şekilde kendi yordamları ile yoğuracakları oğullarında bulma çabasındaydılar. Erginleşemeyen adam ilerleyen yaşamında da, ilişkilerinde de hep çocuk kalıp evlendiklerinde eşten ziyade anne beklentisinde bir çocuk olarak devam ediyordu yaşamına.
Birbirini çok sevdiğini söyleyen çiftler arasındaki mesafeler bile çok zaman fazlasıyla uzak... Çünkü sınırları var her birinin... Ben ve sen savaşı içindeler sürekli... İlişki bir varoluş mücadelesine dönüştüğünde, mesafeler ister istemez artıyor. Önce kendiyle barışık olmalı insan, kendine dürüst ve samimi olmalı... Kendine küsmüş birinin yıldızı başkasıyla nasıl barışsın?