Lirikk

Lirikk
@Lirik
Ruhun Şarkı Söylerse, hayat seni mutlaka dansa kaldırır
Belki firavunlar piramitlerini kırbaç altında inleyen kölelerin emekleriyle yükselttiler. Günümüzde olay biraz farklı. Köleler,  ‘Belki ben de firavun olurum’  düşüncesiyle piramidin inşasına gönüllü olarak ve tebessüm ederek katılıyorlar. İsmet Özel
Reklam
“Sevgili dost, eğer yeryüzündeki bütün elleri bir masanın üzerine koysalar, elini bulabilirdim onların içinden.” A. Ali Ural
Madem şu çiğdemin bir fikri; şu serçenin özel eşyası; şu taşın yarına kalma kaygısı yok, bunların hiçbiri bende de olmasın... Diye çok düşündüm.Hatta kendimce birtakım kararlar bile aldım.Ama olmuyor. Bir yandan yazdıklarım vasıtasıyla fikir beyan ediyor, bir yandan olmadık şeylerin koleksiyonunu yapıyor, bir yandan da yarına daha fazla kalabilmek için tüm gücümle şiire abanıyorum.Özlediğim veya heves ettiğim dünya ile içinde bulunduğum dünya arasında, kabul etmek gerekir ki, dünya kadar fark var.Doğrudur, bir otun bile iddiası vardır. Fakat bunu asla dile getirmez.Doğrudur, havaya attığımız taş bile tekrara düşmez. Bir kar tanesi bile kendini tekrar etmez.Ama biz ederiz.Çocukluğumun sokağında, küçükler suyun, yetişkinler ekmeğin, büyükler de ölümün sözünden hiç çıkmazdı.Bir de 'ciddiyet'in sözü tutulurdu.Çocukluğumun sokağında, insan olmanın ilk şartı, temiz olmaktı. Temiz olmayan, bozuk demekti. Evi dağıtıp kirlettiğimiz vakit, annemiz, "evi bozmayın" diye seslenirdi. Kirletmeyin değil, bozmayın...O zamanlar, dünya hatır üzerine kuruluydu. Sadece annemizin ve babamızın değil; ağaçların, çiçeklerin, kuşların, suların da üzerimizde hatırı vardı. Ve bu hatır, her daim gözetilirdi.Yine, başkalarına haksızlık yapılarak hak aranmazdı.İnsanımız akli dengesini, ülkemiz ise adli dengesini henüz kaybetmemişti.Devlet, "Lütfen kasaya doğru ilerleyiniz" demezdi.Sonra devir değişti. Çok hızlı değişti hem de..."Para benim için ikinci planda" diyenler gitti, yerine hesap makinesine benzeyen insanlar geldi.İnci Enginün Hanım, "Nakit paranın önem kazanması, emek ve gayreti yenmiştir" diye yazmıştı. Yenilen sadece bunlar değildi tabii.Kaç zamandır, "Ölümün hiç dostu yok, benim niye olsun" diye düşünüyorum. Daha doğrusu, düşünmeden edemiyorum.Modern zamanlar, uzakları yakın kıldı.Buna
içimden dedim beraber yürüyelim olur mu varsın gemilerimizi taşıyamasın sular varsın yarı yolda uyuya kalsın bize gönderilen bahar içimden dedim beraber yürüyelim olur mu varsın gölgemiz olsun hüzün dilediği gibi uzatsın canevimize ayaklarını varsın annemiz olsun tütün hayat daha sert vursun yumruklarını II içimden dedim ilmeği kaçmış bir hayat bizimkisi nedir alnımızdan öpmek için izimizi süren kalmış mıdır kalesi düşmüş bir şehrin cazibesi nedir yalnız bize yakışan bu serüven bu serüven ki bizden biri yaptı sırtımızdaki hançeri ve terketti bizi huzur denen sevgili kalakaldık, şaşkınlığın avuçlarında billur bir kuş gibi III içimden dedim gömülü bir ırmağın yalnızlığıdır bu beraber yürüyelim olur mu… İbrahim Tenekeci