1000Kitap Logosu
İbrahim Tenekeci

İbrahim Tenekeci

Yazar
Derleyen
Editör
BEĞEN
TAKİP ET
8.4
2.706 Kişi
10,9bin
Okunma
2.696
Beğeni
94,8bin
Gösterim
Unvan
Türk Gazeteci, Yazar, Şair
Doğum
Kastamonu, Türkiye, 1 Eylül 1970
Yaşamı
1 Eylül 1970 tarihinde Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde doğdu. Lise eğitimini yarıda bırakıp edebiyata yöneldi. Bir dönem kitapçılık yaptı. İlk şiiri 1988 yılında yayınlandı. Sonrasında ağırlıklı olarak Dergâh, Kırklar, Derkenar, Merdiven, Endülüs, Kardelen, Düş Çınarı ve Kaşgar dergilerinde göründü. 1998-99 yılları arasında Sağduyu gazetesinde kültür sanat editörü ve köşe yazarı olarak çalıştı. Milli Gazete'de köşe yazarlığı ve düşünce sayfası editörlüğü yaptı. 2000-2005 yılları arasında, 36 sayı yayınlanan Kırklar dergisinin genel yayın yönetmenliğini yaptı. Aynı yıllar içinde, Birey ve Birun yayınlarında dizi editörlüğü yaptı. Kırk civarında şiir, hikâye ve deneme kitabının yayınlanmasına vesile oldu. Ağır Misafir adlı eseriyle, 2008 yılında, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından Yılın Şairi seçildi. Aynı yıl, Yılın Yazarı ödülünü de aldı. Evli ve beş çocuk babasıdır.
Uçuş Denemeleri
OKUYACAKLARIMA EKLE
Ağır Misafir
OKUYACAKLARIMA EKLE
Güzellik Uykusu
OKUYACAKLARIMA EKLE
Kimsenin Kalbi
OKUYACAKLARIMA EKLE
Giderken Söylenmiştir
OKUYACAKLARIMA EKLE
Üç Köpük
OKUYACAKLARIMA EKLE
Son Düzlük
OKUYACAKLARIMA EKLE
Geldik Sayılır
OKUYACAKLARIMA EKLE
Tüfeksiz Hareketler
OKUYACAKLARIMA EKLE
Peltek Vaiz
OKUYACAKLARIMA EKLE
Görmeden Ölmek
OKUYACAKLARIMA EKLE
Öbür Divan
OKUYACAKLARIMA EKLE
Yüksek Kader
OKUYACAKLARIMA EKLE
Tekrar Selam Ederim
OKUYACAKLARIMA EKLE
Sözü Yormadan
OKUYACAKLARIMA EKLE
Sürekli Kayıp
OKUYACAKLARIMA EKLE
Belki Başka Zaman
OKUYACAKLARIMA EKLE
Üzgünlük
OKUYACAKLARIMA EKLE
Topraktan Yükselen
OKUYACAKLARIMA EKLE
Elif
Yüksek Kader'i inceledi.
246 syf.
·
5 günde
·
Puan vermedi
Yazarın görüp, geçirdiği bir döneme yolculuk yapmış gibi hissettim bu kitabı okurken... Yazarın düşünce dünyasından bakmaya çalıştım olaylara. Tecrübe edindiği bir hayattan, çelişkisi olmayan müthiş tespitler mevcut kitapta. Çoğumuzun hayatımızın belli bir döneminde günlük tutmuşluğu olmuştur diye düşünüyorum. :) Bu kitabı da İbrahim Tenekeci'nin günlüğü olarak kabul edebiliriz aslına bakarsanız. Yazarın kitapta yapmış olduğu değerlendirmeleri okurken günümüz sorunlarına cevap bulmuş oldum. Kısa yazılar halinde yaşadıklarının değerlendirmesini yaparken, kendi tecrübeleri dışında okuyup faydalandığı yazarların kitaplarından alıntılar yaparak, olaylara daha aydınlatıcı bir yön vermeyi de ihmal etmemiş. Bu durum benim için o kadar paha biçilemez oldu ki! Çünkü fazlasıyla yazarı böylelikle okuyacaklarım arasına alma şansını buldum. :)) Okuyucunun elini vicdanına koyarak idrak etmesi gereken muhteşem tespitler... Kitabı çok beğenerek okudum. Çünkü okuyucuya sunduğu tespitlerin, düşüncelerin oldukça dengeli bir sorgulamaya sebebiyet verdiğini düşünüyorum. Kitabın bir bölümünde okuduğum şu satırlar durumun o günlerden bugünlere bu konuda hiç değişmediğinin kanıtı oluyor. "Durum : Terör örgütlerinden biri, sınır şehrimize bomba yağdırıyor. Ciddi kayıplarımız var. İstek :" devlet saldırıları durdursun. " ülkemiz bunun için ileri adım atıyor. İtiraz:" bizim orada ne işimiz var?" Askeri hareket düzenlemeyip de mesela anlaşma yoluna gidilseydi, bu kez şunu diyecekti : " Türkiye terör örgütüyle masaya oturamaz." acı olan ve veren bunların hepsini aynı kişinin söylemesi. Sayıları az değil... İbrahim Tenekeci'nin kitapta sorduğu sorulara verilecek cevaplar, herkesin dilinden dökülebilecek cesareti gösteremeyecek hakikatlerdir. İbrahim Tenekeci'nin benim için en mühim tespitlerinden birini daha sizinle paylaşmak istiyorum. " Adamlar yapıyor" veya " Avrupa'da böyle mi?" düşüncesini zihinlerden silmek ve insanımıza özgüven kazandırmak için milli seferberlik düzenlemeliyiz" Bu cümleden sonra eminim birçoğunuz benim gibi içten bir " ahh" çekmiştir. Yaşantımızın en ince ve her alanında bu kadar çok batıya özenti varken bu mümkün olur mu dersiniz? İnşaAllah diyerek ve gayret göstermek gerektiğini de belirteyim. Dünden bugüne gelen hakikatleri içeren kitap, devir değişse bile milletin hususiyetlerinin değişmeyeceğine de vurgu yapmaktadır. Son söz olarak kitapta bahsedilen Harun Alanoğlu'nun bir tespitini paylaşmak istiyorum. " Avrupa kim olduğumuzu unutturmuş, fakat kendisi unutmamıştır." Bu durumdan kurtulmanın tek yolu ise milli çıkarlarımızı korumak için Milli Akıl'da buluşmaktır. Bereketli okumalar. :)
Yüksek Kader
8.0/10
· 228 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
81