1000Kitap Logosu
Hikmet Anıl Öztekin

Hikmet Anıl Öztekin

Yazar
Derleyen
BEĞEN
TAKİP ET
7.8
9,1bin Kişi
39,5bin
Okunma
3.751
Beğeni
63,8bin
Gösterim
Unvan
Mühendis ve şair
Doğum
Trabzon, 1986
Yaşamı
– 1986 yılında öğretmen Anne ve Babanın ilk oğlu olarak dünyaya geldi. – Kova burcu, sayısala ve özgürlüğüne aşıktır. Matematik ve Fizik aşkıyla dolu gençlik yıllarının ardından İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşaat Fakültesini kazandı. – Üniversite süresince sosyal sorumluluk projeleri ile Türkiye genelinde bir çok projeye imza attı. Günümüzde dahi bir çok üniversite tarafından düzenlenen “Kardeş Okul” projesini ilk olarak 2006 yılında İTÜ’de kendisi başlatarak diğer üniversitelere yayılmasını sağladı. Diyarbakır’da 2 ilköğretim okuluna derslikler ve kütüphane yapımı, üniversite içerisinde sigara satışının kaldırılması, İhtiyacı olan öğrencilere destek sağlayan “İTÜ Giysi Odası” gibi bir çok sosyal sorumluluk projesinde kurucu pozisyonundaydı. Yeşilay, Sarıay, Toplum Gönüllüleri, Lösev gibi derneklerden ödüller aldı. – Dönemin İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Muhammed Şahin tarafından üniversitedeki sosyal girişim ve başarılarından dolayı 2 yıl üst üste teşekkür ödülü aldı. – 2 Yıl boyunca İstanbul Teknik Üniversitesi Öğrenci Konseyinde başkan yardımcılığı görevini üstlenerek öğrencilerin üretkenliğine, girişimlerine ve kulüp organizasyonlarına destek sağladı. – Üniversite okurken hem eğitim hem de seyahat için her yaz vaktini avrupada geçirdi ve bu seyahatlerden birinde tanıştığı kişinin değişen hayatını konu alan kitabını 2021 yılında çıkarmayı planlıyor. – Üniversite yıllarında Mimarlık fakültesinde birçok derse girip tasarım yönünü geliştirdi. Autocad, photoshop, final cut gibi tasarım, motion programlarını iyi derecede bilmektedir. – Üniversiteden mezun olup askerliğini İskenderun/Hatay’da gerçekleştirdikten sonra dünyanın en büyük armatörü olan İtalyan gemi şirketi MSC’de 800 kişi arasından seçilerek çalışma hayatına atıldı. Ancak düşünen insanların rutinlerle ilişki kuramayacağını ve asla alışılmış hayatlar yaşayamayacaklarını düşünerek bu dünyaya geliş amacını aramak ve insanlara farkındalık sağlamak üzere iş süresinin tam 2.yılını doldurduğu gün istifa edip kendisini girişim, araştırma ve çalışmalarına adadı. – 2013 yılında Çayistanbul Kitap&Kafe ‘yi kurdu. Şu an 2 şubesi mevcuttur eyüp, fatih… – 26 yaşındayken arkadaşları arasında okunsun diye lise yıllarında yazdığı şiirlerden oluşan “Elif gibi Sevmek” kitabını çıkarttı ve o yıl Türkiye’de en çok satan ve konuşulan kitap oldu toplam baskı adedi bir milyonu geçti. Devamında Elif gibi Sevmek-2 ve Eyvallah, Eyvallah-2 ve Fesleğen kitaplarını çıkartmıştır. Her kitabı en az 300.000 baskı yaparak çıktıkları yılların en çok okunan kitaplar listesine girmiştir. Çokça insanın hayatına güzel değerler katan Fesleğen ile Seyyah’ın hikayesi bu kitapla sona ermiştir. – En büyük yeteneğinin “hayal kurabilmek” olduğunu söyler. Kitlesel değişimlerin mümkün olduğuna inanır ve Youtube kanalında videolar, sosyal medya hesaplarında yazılar, kitaplarında da kurgular ve Avrupa’nın birçok ülkesindeki seminerleriyle kitlesel uyanışı sağlamaya çalışmaktadır. Tüm bu yaptığı şeyleri hayatını adadığı yaşam felsefesini insanlara aktarma aracı olarak kullanmakta ve bunu tüm dünyaya yaymayı amaçlamaktadır. – guzelinsanlar.org platformunun kurucusudur. Platform ilk yılında Afrikada su bulunmayan 61 köye su kuyusu açmıştır. 2020 sonbaharında ise 10.000 Afrikalının gözlerini açıp dünyayı görmesini sağlamak amacıyla katarakt ameliyatı projesi için Afrika’ya gidilecekti. Tüm çalışmalar hazırken pandemi sebebiyle Tanzanya’da gerçekleştirilecek projemiz için ülkeler arası izinler sağlanamadı. İlk müsait zamana ertelendi. – Pandemi öncesi özel bir üniversitede Girişimcilik ve Sosyal sorumluluk dersleri verdi. – Yaşamından sonra dünyaya bir cümle bırakmak isterse o da muhtemelen şu olacaktır: “Ne için varsan, O’nun için yaşa…” – 2021 ağustos ayında İstanbul’dan Barselona’ya taşınmıştır.
224 syf.
·
1 günde
·
1/10 puan
Fesleğen Kokuları ve Olası MasterChef Senaryoları
YouTube kanalımda bu tür ölmeden önce okunması gereken değil okumadan önce ölünmesi gereken çay edebiyatı kitapları için içerikler hazırlıyorum: youtu.be/xHTvIh7z7ws Eyvallah 1 kitabı tarifi için malzemeler: 2 su bardağı tasavvuf 1 su bardağı yağmur suyu 5 çay kaşığı çay 1 demet fesleğen 200 ml. Neutrogena bakım kremi 2 tatlı kaşığı başkası adına utanma 1 adet kendi çıkarları için dini kullanmak Eyvallah 1 kitabının yapılışı: 1- 2 su bardağı tasavvufu yağmur suyu ve çay ile birlikte hafif yumuşayana kadar kaynatın. Bu arada bu incelemeyi sonuna kadar okuyun ve aynı zamanda pişirdiğiniz tasavvufun çok yumuşamamasına da dikkat edin. 2- Bir tavada fesleğen ile Neutrogena bakım kremini yumuşayana kadar kavurun. 3- Başkası adına utanmaları da ekleyerek kavurmaya devam edin. 4- Farklı bir tencerede kendi çıkarları için dini kullanmayı da okurlar kendi beyinlerindeki suyu salıp, iyice manipüle olana kadar kavurun. Manipüle olan okurları kitabın başından alın ve soğumaya bırakın. 5- En sonunda bütün hepsini birleştirip kitabı Çok Satanlar bölümünde servis edebilirsiniz, afiyet olsun! Arada bir Hikmet Anıl Öztekin kitaplarını okuyarak yaptığım sanal bir doğal seçilim taktiğiyle birlikte kendi takipçilerim arasındaki Hikmet Anıl Öztekin kitaplarının potansiyel sevicilerinin beni takipten çıkmalarını ve engellemelerini sağlıyorum, böylece zamanla güçlü kitapları zayıf kitaplara tercih eden daha kaliteli bir takip kitlem oluşuyor. Başkası adına utanma evriminde bu seferki durağımız da yukarıda tarifini verdiğim, tasavvuftaki "Hamdım, piştim, yandım" mertebelerini çok yanlış anlayan ve "Yazdım, sattım, para kazandım" seviyeleriyle karşımıza çıkan "Eyvallah 1" kitabı. Kitap "Hala çayı sessizliğe demletenler var ya içimizde, hepsine Eyvallah..." cümlesiyle açılış yapıyor. Askerliğimi yıllar önce bir çaycı olarak ve Hikmet Anıl Öztekin'in bu kadar ünlü olmadığı zamanlarda yaparken orada çayı 10 kuruşa satıyorduk. Memlekete döndüm ve bir de ne göreyim... Herkesin elinde Hikmet Anıl Öztekin kitapları ve normal bir çayın fiyatı en az 5 lira olmuş! Yani şu haberde de görebileceğiniz gibi Çaykur'un üst üste 3 yıl zarar açıklamasıyla birlikte Hikmet Anıl Öztekin'in ve çay edebiyatının çay sektörüne verdiği zararı başka kimse vermiyor arkadaşlar: evrensel.net/haber/417356/caykur... Keyif çayı ya da ışıklı top atmak yerine halkınızı daha mutlu etmek için atabileceğiniz Eyvallah 1 kitabı, baş karakterinin içinde biriken bütün şeyleri fesleğen kokulu satırlarla birlikte avuçları fesleğen kokulu bir kadına anlatmak istediği bir kitap. Arkadaşlar zaten farkındaysanız son zamanlarda şöyle üçlü isim tamlamalarını artık daha sık kullanarak uzaktan eğitimden sıkılan öğrencilere permütasyon-kombinasyon konularını daha rahat öğretebilmeyi amaçlıyorlar, bu büyük resmi bir tek ben görmemişimdir umarım: Şiir sakallı adam, roman ceketli çocuk, fesleğen kokulu kadın, öykü bluzlu hanım, otobiyografi bağırsaklı bey... şeklinde gidiyor. Gördüğünüz gibi Doya Doya Moda programında jüri olan Kemal Doğulu'dan sonsuza kadar kombin linci yiyebileceğimiz bir kitap içeriğiyle karşı karşıyayız. Kitabın 27. sayfasında şöyle bir cümle geçiyor: "O pahalı kremlerin yapamadığını yapar dualar. Hem sadece elinize değil, içinize de iyi gelir." (s. 27) Evet, ben de manevi olarak rahatlamak için pek çok kişi gibi dua ediyorum arkadaşlar fakat bu alıntıyı görünce aklıma tam olarak karşılaştırılan iki şeyin birbiriyle uzaktan yakından alakası olmadığını anlatan "No Correlation meme" geldi, yani tam olarak şöyle: hizliresim.com/Jllxj3 Başta verdiğim Eyvallah 1 kitabı tarifindeki malzemelerin arasında Neutrogena bakım kremi bulunmasının sebebi de tam olarak buydu. Çünkü hayatlarında belki de hiç dua etmemiş Neutrogena ya da Nivea şirketlerinin CEO'ları bu alıntıyı görürse muhtemelen Norveç ülkesi için de bir marka boykotu yapmak zorunda kalırız gibi görünüyor, hatta çok yakın zamanda Eyvallah 1 kitabı yüzünden hepimiz boykot amacıyla Neutrogena kremleri alıp bütün vücudumuza sürmeye başlayabiliriz. Kitabın ilerleyen kısımlarında ise Hikmet Anıl Öztekin'in bir çift kişiliği olarak ortaya çıkan "fesleğen" metaforunu görüyoruz. Böylece Dostoyevski'nin Öteki kitabındaki Bay Golyadkin'le ya da David Fincher'ın Dövüş Kulübü filmindeki Tyler Durden'la birlikte edebiyattaki kişilik bölünmelerine ve çift kişilik temalarına Hikmet Anıl Öztekin'in fesleğenini de ekleyebiliyoruz. Hatta Eyvallah 1 kitabını edebiyat dünyasındaki sivrisinek niteliğinde olan kaliteli kitapların yanında onları kaçıran bir fesleğen olarak da kullanabileceğimizi düşünüyorum çünkü; "Bir gün, bir fesleğen kokusu çıkıp gelecek ve hatıralardan önümüze bir sofra kuracak." (s. 58) "Oradaydı. Fesleğen kokuyordu elleri." (s. 91) şeklindeki cümlelerle ilerleyen zamanlarda MasterChef Türkiye elemelerine katılıp muhtemelen yapacağı pesto soslu yemeklerle birlikte Hikmet Bey'in çok iddialı bir şampiyonluk adayı olacağına ve kendi kitaplarından Danilo Şef'e de hediye ederek onun gün geçtikçe bozulan Türkçesini düzelttiğine tanıklık edebiliriz. Hatta bu kitabın içerisinde fesleğenlerle birlikte pek çok yer kaplayan ramazan temalı alıntıların sebebinin de ilerleyen yıllarda oruç saatleri içerisinde yayınlanacak bir MasterChef Ramazan Özel programıyla birlikte gelişen bir komplo teorisi olduğunu düşünmekteyim. Yazarın yaptığına benzer bir sonla incelememi artık tamamlamak istiyorum. Çünkü gerçekten de bu hayatta pek çok "Eyvallah" var arkadaşlar, bu eyvallahlarınızın bir plütonyum değerinde olduğunu keşfedip Jim Carrey'in Bay Evet filmindeki gibi her şeye eyvallah diyen ermiş bir insan konumuna erişirseniz Kafka'nın Dönüşüm kitabında bir sabah kalktığında böceğe dönüştüğünü gören Gregor Samsa gibi siz de bir sabah kalktığınızda kendinizi Gandhi'ye dönüşmüş olarak bulabilirsiniz, demedi demeyin. O zaman sizin de kendi eyvallahlarınızı yorumlar kısmına bekleyerek ve kendi eyvallahlarımı da sıralayıp gidiyorum... Eyvallah diyorum bu incelemeyi buraya kadar okuyana, Eyvallah diyorum bu incelemeyi beğenene ve paylaşana, Eyvallah diyorum başkası adına utanana, Eyvallah diyorum kalan ne varsa her şeye, Eyvallah, eyvallah...
Eyvallah 1
7.8/10
· 8bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
24
542
216 syf.
·
2 günde
·
4/10 puan
Yazarın okuduğum ilk kitabiydi. Eyvallah serisini okuduktan sonra okusam daha iyi olacaktı sanki. Hataya düşmüş "açık" bir günahkar olaraktan, kitabi okurken ötekileştirildiğimi hissettim. Fesleğen gibi yarı melankolik, depresif bir arkadaşım olsa ona katlanabileceğim maksimum gün sayısı üç.. Kitabın dili 20 li yaşlarının başında bir kıza pek uygun değil. Zaman zaman polat alemdarın babası ömer baba, bazende devlet bahçeli konuşuyormuş gibi hissettim. Bunu söyle yap kardeşim, sütüne tarçın koyup öyle iç kardeşim gibisinden nasihat temelli yazılardan pek hoşlanmıyorum. Ben fesleğen karakterini asiri burnu buyuk buldum. Haram mi helal mi bilmem yargilamak bana da düşmez ama herkesin aşki kendine kutsal ve biriciktir. Herkes aci çeker. Kavusur, barışır, özler. Zaten kitabın sonu çok belli bile bile okuyorsun, benim anlamadıgim bazi noktalar oldu. Köyde oturduklarını söylerken, bir kaç sayfa sonra mahallelerinden bahsediyor. Köylerin artık mahalle olarak geçmesinden olabilir. Ama geniş bir avludan bahsediyor, ama odası konyanın meşhur "yeşil kubbesi" manzaralı. Anlamadım. Ayrica köyde oturuyorsa mahallede nasıl sahaf işletiyorlar. Birde eylül ayınin sonarina dogru sobalar yanmaya basladiginda ıhlamur agacinin çiçeklerinin kokusundan mest oldugu bir sahne var. Eylül ayında konyada ıhlamur çiçeği ara bul ki koklayasin. En nazlı bitkilerden biri olan ihlamur, eylül sonuna bırakilmaz. Yani biz bırakmiyoruz, iki gun gec topla yagmur yerse sümükleniyor, ya da dalda böcekleniyor. Bizimkilerden biliyorum. Konya'nin ıhlamurları cins olarak farkliysa bilemem. Hangi kurdu beslersen o kazanir ve çölde hirsiz tarafindan gaspa ugrayan"bunu kimseye anlatma" diyen derviş hikayesine zaten daha önce denk gelmissinizdir. Çay, kahve ve kitap üclemesinin kullaniminda ahmet batmani sollamiş. Ki sukur kalemi ahmet batmandan daha iyi. Yazarin edebi yönü var. Kelime bilgisi ve bunlari uygun yerlerde kullanma acisindan oldukca basarili. Altini çizdigim satirlarda oldu, cok hosuma giden cumlelerde oldu. Beni cocukluguma göturen sayfalarda oldu. Feslegenle Hayatimizin benzer noktalari oldugu kadar, sert çizgilerle ayrilan farkliliklari da var. Bence Allahı bulmanın yolu bu şekilde seriye bağlanmış kitapları okumaktan geçmiyor. Yeni dogmus bir kedi yavrusunun kalbine elinizi koyun, ac bir köpekle son paranizla aldiginiz poğcanizi paylasin, o köpegin gözundeki isiltida zaten kainati göreceksiniz. Yani fesleğen gibi aval aval gök yüzüne bakmanızın geregi yok. Çünkü "O" bize şah damarimizdan yakın. Haydinn bana eyvallah..
Fesleğen
8.2/10
· 10,5bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
5
335