"Dinle, hatırladıkça üzüyor beni
Geri çekilirken yaktığım rüya,
Mevsimlerden keder mi, söyle
Ne giysem yakışmıyor, uçurumlardan başka.
Dağıtamıyor hiçbir güneş ruhumdaki sisi
Ve ben hâlâ yarın güzeldir diyorum,
Kalmasa da albenisi..."
Sahi, güzel miydi yarınlar?
Oysa bugünler de dünlerin yarınları değil miydi?
Neden iyi gelmiyor hiçbir şey, kitaplardan gayrı,
Onlar da okudukça dağıtıyor, orası ayrı...
"Beni anlamanız için,
Kahraman olmanız gerekmiyor."
Çağın vebası insanın anlaşılma isteği. "Avutulmak istemiyorum ki ben, anlaşılmak istiyorum," diyor Nermin Yıldırım, Gülseren Budayıcıoğlu, "Yargılanmak değil, anlaşılmak istiyorum." Ziyadesiyle yorgun Ali Lidar, "Beni artık sadece anlaşılmak dinlendirir." Ve olanca telaşıyla Oğuz Atay, "Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum." Son noktayı acı bir şekilde koyuyor İlhan Berk, "Dünya anlaşılmak için değildi." Öyleyse neden bütün bu çırpınma, evham, ruh yorgunluğu... Bunca yazar, şair anlaşılmıyorken bizi kim anlayacak?
"Yollar çağırıyor beni,
Kalmalı mıyım yoksa gitmeli mi?"
Kitaplığımda en çok kitabı olan şair İbrahim Tenekeci, tesadüfen fark ettim. Onun sadeliğinin altındaki derinlik her okuyuşumda içine çekiyor beni. Bağıra bağıra anlatan, ağdalı dil kullanan şairleri oldum olası sevemedim. Oysa onun fısıltıları bile işliyor ruha... "Ben senim," diyor, "sen bensin," ne zaman istersen uğra."
Bir hayat, mahcup ve duruTanrım gülleriVe sessiz harfleri koru.
"Seni düşündüğümde
Patlak veriyor bir ırmak
İçimde, ta içimde..."
Bazen insan kendisiyle bir yolculuğa çıkmak ister, halleşmek ister yolculuk boyunca… gökyüzü altında, bir ağacın gölgesi altında, arkada hafif bir müziğin eşliğinde, okunduğunda, halleşmenin boyutundan geçip kendini satırlara bırakıyor insan.
Aynı şiirleri defalarca okudum, seslendirdim… hatta ezberlemişimdir bu kitaptaki şiirleri. Ama her defasında hep şaşırtıyor ve hayrete düşürüyor bu adamın şiirleri…
hayrete düşürür beni umursamadığınız şeyler
mesela ırmağa binen balık
güneşi sırtında taşıyan dağ
ve peribacaları, avurtları çökmüş kayalar
ve sarışın semazenler, ayçiçekleri
hayrete düşürür beni.
savaşım da benzemez savaşınıza
yalın kalem
dayanırım kelam kapılarına
ya simmurga ya morga, farketmez.
Gidenleri öp benim için , çünkü benim
Ceylan bakışlı bir kırlangıçtan
Bile mahçup bir ruhum var.
Buruk bir ömrü yaşasada bedenim
Mutluyum, çünkü hâlâ kılıçtan
Utanan bir boynum var .
İlk defa bir kitabını okudum ve çok beğendim ... Yüreğine ve kalemine sağlık. Teşekkürler.
Bugün okul kütüphanesindeyken ebadan canlı derse öğrenci gelmeyeceğini tahmin ettiğimden ekran başında vakit geçirecek bir kitap bulayım dedim alelacele. O esnada İbrahim Tenekeci'nin şiir kitaplarını buldum. Kitabı çok beğendim. Usta bir kalemden şiir okumanın mutluluğunu yaşadım. Daha önce Kimsenin Kalbi diye bir kitabını okumuştum ve beğenmemiştim. O kitabın vasatlığını eleştirdiğim gibi kısa ancak keyifle okunacak bir şiir kitabı olan Üç Köpük ile şairin hakkını teslim edeyim istedim.
Üç Köpükİbrahim Tenekeci · Profil Yayıncılık · 20182,058 okunma
Üç Köpükİbrahim Tenekeciİbrahim Tenekeci 'nin okuduğum bu 6. kitabı oldu kısa bir şiir kitabı olan bu kitabı yarım saat içerisinde okudum ancak içindeki şiirler olarak şunu söyleyebilirim ki benim en çok beğendiğim İbrahim Tenekeci kitabı oldu, içerisinde ki şiirlere bayıldım. Kısa ama 10/10 bir şiir kitabıydı. Şiir sevenlerin severek okuyacağı hoş bir şiir kitabı olduğunu düşünüyorum...
Kitap sadece 46 sayfadan oluşuyor, insanın tadını damağında bırakacak kadar az. İçindeki şiirlerin hemen hemen hepsinde durup düşüneceğiniz kadar güzel cümleler var. Kitabı almayacaksınız en azından alıntılarını takip edin derim.
Herkese faydalı okumalar...
Daha önce İbrahim Tenekeci'nin bir kitabını okumuştum, çokta beğendiğimi söyleyemem bunu okusam mı okumasam mı diye kararsız kalsamda kısacık bir kitabı okumanın nasıl bir pişmanlığı olabilir diye başladım, evet kısa bir kitap ama içi bir alem beğenerek okudum güzel bir kitaptı okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Kitaptan aldığım bir kaç alıntı
Bilemem, kim sadıktır ölüm kadar.
Senin de kıyılarını Elinden aldılar mı?
Büzülüp kalmıştım yokluğunun başucuna.
Ne giysem yakışmıyor, uçurumlardan başka.
En sevdiğim şairlerden biri olan İbrahim Tenekeci yine beni hayâl kırıklığına uğratmadı."Üç köpük" adlı şiiri kısa ve öz bir şiirdi, diğer kitaplarında hissettiğim duyguyu bu kitapta da net bir şekilde hissettim.Şairimiz duygularını çok güzel ifade ediyor.Umarım diğer kitaplarında da hayal kırıklığına uğramam.Eğer hiç İbrahim Tenekeci okumadiysaniz herhangi bir şiiri için şans verebilirsiniz bu değerli şaire.Şimdiden iyi okumalar...
Üç Köpükİbrahim Tenekeci · Profil Kitap · 20202,058 okunma
Tenekeci’nin bir solukta okuyabileceğiniz incecik ama içeriği dev şiir kitabıdır. Üniversitedeyken okuduğum ama ara ara böyle açıp tekrar bir baktığım kitaplardandır. Her açışımda da farklı bir yerin altını çizerim. Huzurludur İbrahim Tenekeci kitapları zaten. Bunun yanı sıra ‘Ağır Misafir’ ‘Peltek Valiz’ ‘Giderken Söylenmiştir’ ‘Kimsenin Kalbi’ kitapları da yine bu tatta ve kendinizden bir şeyleri mutlaka bulabileceğiniz kitaplardır. :)
1 Eylül 1970 tarihinde Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde doğdu. Lise eğitimini yarıda bırakıp edebiyata yöneldi. Bir dönem kitapçılık yaptı.
İlk şiiri 1988 yılında yayınlandı. Sonrasında ağırlıklı olarak Dergâh, Kırklar, Derkenar, Merdiven, Endülüs, Kardelen, Düş Çınarı ve Kaşgar dergilerinde göründü. 1998-99 yılları arasında Sağduyu gazetesinde kültür sanat editörü ve köşe yazarı olarak çalıştı. Milli Gazete'de köşe yazarlığı ve düşünce sayfası editörlüğü yaptı. 2000-2005 yılları arasında, 36 sayı yayınlanan Kırklar dergisinin genel yayın yönetmenliğini yaptı. Aynı yıllar içinde, Birey ve Birun yayınlarında dizi editörlüğü yaptı. Kırk civarında şiir, hikâye ve deneme kitabının yayınlanmasına vesile oldu.
Ağır Misafir adlı eseriyle, 2008 yılında, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından Yılın Şairi seçildi. Aynı yıl, Yılın Yazarı ödülünü de aldı. Evli ve beş çocuk babasıdır.