İnsan ilişkilerinde en büyük problem, kendini anlatmamak değil, karşı tarafta anlamaya yönelik bir iradenin bulunmamasıdır.
Çünkü anlaşılmak, yalnızca konuşanın çabasına değil; dinleyenin niyetine de bağlıdır.
Saksıda büyüttüğün çiçeğin olmak isterdim.
Hani o her gece derdini anlattığın...
Yahut baş ucundan ayıramadığın ve okumaya
doyamadığın kitabın olmak isterdim.
Dinleyip dinleyip başa aldığın müzik listendeki
en sevdiğin şarkı olmak. Yağmurdan sonra
çıkan gökkuşağını gördüğünde yüzünde oluşan
tebessüm olmak.
Hani kimsenin kimseyi anlamadığı zaman
olur ya.? Öyle zamanlarda kaçtığın sığınağın
olmak isterdim. Belki ağlayan bir çocuğu
gördüğünde sızlayan vicdanın olmak.
Belki de bir kedi ya da bir köpeğin başını
okşadığında ki, merhametin olmak.
Sevgiden bahsedildiğinde ya da konu güzel
şeylere geldiğinde aklına ilk gelen kişi olmak
isterdim.
Özlediğin olmak isterdim.
Düşündüğün kişi olmak, Sevdiğin kişi olmak
isterdim.
Ama, ama her şeyden önce sen olmak isterdim.