Açıkçası bu kadar beğeneceğimi düşünmediğim bir kitaptı...
Kitap 256 sayfa; küçük bir kitap ve puntoları da normale göre fazla büyük. Hızlıca okunuyor. Yazarın dili basit ve akıyor kitap.
Gelelim kitabın konusuna: depresyon ve anksiyete!
Günümüzün en önemli ve en sık görülen psikolojik rahatsızlıkları. Ben de son zamanlarda depresyon ve anksiyeteyle kendi başına mücadele etmeye çalışan biri olarak herkesin övdüğü bu kitaba bir şans vermek istedim. İlk cümlede de belirttiğim gibi; kitaba karşı önyargılıydım ama kitap beni dumur etti.
Depresyon ve anksiyeteye sahip olmayan insanların kitabı beğeneceğini ya da anlayabileceğini düşünmüyorum. Abartı bulabilirler, sıkılabilirler, bilmiyorum. Eğer bunları gerçekten yaşamamışsanız kitabı beğenmeyebilirsiniz. Ama eğer gerçek bir depresyon ve anksiyete yaşamışsanız kitabı kesinlikle okuyun.
Belki kitap bunlara çözüm sunmuyor olabilir ama okurken çok iyi geliyor.
Yazarımız Matt Haig yıllar önce depresyondaymış. Ve o zamanlarda düşündüklerini, hissettiklerini dile döküyor kitapta. Yani aslında benim düşündüklerimi ve hissettiklerimi yazmış gibi. "Bir tek ben böyle hissediyorum! Bir tek ben böyle düşünüyorumdur!" diye düşündüğüm şeyleri düşünmüş, hissetmiş ve kağıda dökmüş.
Kitabın sonunda şöyle düşündüm: "Bir tek ben böyle hissetmiyorsam, her depresyona giren insan böyle hissediyorsa demek ki bu; bu hissettiklerimin gerçek olmadığı ve depresyon yüzünden yaşadığım şeylerdir."
Kitap için çok fazla söyleyecek şeyim var ama aslında hiç de yok. Gerçekten depresyondaysanız lütfen okuyun.
Keyifli okumalar!
"Kaygıya birlikte seyreden depresyonun acayip yanlarından biri de budur; mutluluğu bilinçli olarak her şeyden çok arzulamanıza rağmen, mutlu olmaktan derin bir korku duyarsınız."