Ümmet tevekkülüyle ,başlarındaki türlü çeşitli demir yumruğa eyvallah eden köleler , an gelir birbirlerine ,kendi çoluk çocuğuna coşarlar , bağırmadıkları kadar bağırırlardı. Duvar üstünde sıralanmış gülüşen hayta gençlere ,vapurun güvertesinde öpüşen çiftlere ,zilleri çalıp kaçan çocuklara ,dizildikleri yoksul kuyruğunun bir önündekine, bir arkasındakine ,yol kenarında iken minibüslere, minibüsteyken yol kenarındakilere , delice aşık oldukları cellatlarına bir türlü el aman diyemedikleri
için haykıra haykıra bağırırlardı.
Kitap , Atilla Atalay ın çoğu kitabı gibi üç bölümden oluşuyor : İlk bölümde kısa mizah yazıları , ikinci bölümde olmazsa olmaz ''Sıdıka'' anektodları ve son bölümde hep beğendiğim ; en beğendiğim kısa hikayeleri...Kim bilir belki Atilla Atalay la tanışma kitabınız ''Ebekulak'' olur ...
Civciv kutusu ne ki ,çok daha acıklı öyküler anlattı zaman...Kimileri çiş karışmış neskafelerini içerken ,iki reklam arasına sıkışmış haberlerde , bu acıklı öyküleri izlediler...