"Yazıma başlamadan iki hatırlatma yapmak istiyorum. Zeytinyağını herkesin anlayacağı dilden çok basit anlatacağım ve ona yapılan ihanete değineceğim. İkincisi de zeytinyağının zeytinden yağ oluncaya kadar ki geçirdiği süreci açıklamaya gayret edeceğim.
Meyvesinden yağ çıkarılan zeytin ağacı narin ve nazik bir ağaçtır. Ağır ve zahmetli büyüme süreci geçirmesine rağmen oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Uzun ömrü boyunca da meyve vermeye devam eden zeytin ağacının ortalama ömrü 400-500 yıl oluğu söylense de bugün neredeyse 2500-3000 yaşlarında olan ağaçlara rastlanılmaktadır. Bu yönüyle adı mitoloji ve botanikte “ölümsüz ağaç” tır.
İlk olarak Yunanistan’ın Santorini Adası’nda ortaya çıktığını düşünenler olsa da anavatanı, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni de içine alan Yukarı Mezopotamya ve Güney Ön Asya olan zeytinin dünyaya yayılışı üç yoldan olmuştur. Birincisi Mısır üzerinden Tunus ve Fas, İkincisi Anadolu boyunca Ege Adaları, Yunanistan, İtalya ve İspanya ve üçüncüsü de İran üzerinden Pakistan ve Çin. Genel olarak sıcak iklimi seven zeytin eksi yedi dereceye kadar dayanabilmektedir. Yetiştiriciliği M.Ö. 4000’li yıllara kadar uzanan zeytin İslam dininin kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim’de de zikredilmektedir. Dünya kurulduğundan bu yana hiçbir ağaç insanlık tarafından zeytin ağacı kadar kutsal kabul edilmemiştir. Bu yönüyle zeytine dair birçok efsane de türetilmiştir.
Derinlere uzayan kökleri sayesinde Zeytinyağı kültüründe, binlerce yıldan bu yana değişmeyen başka bir gelenek de zeytinden yağ çıkarma yöntemidir. Buraya girmeden önce ülkemizde zeytinyağına dair yaşanan olumsuzluklara kısaca göz atalım.
Bir dönem herkesin dilinde "Zeytinyağlı Yiyemem Aman" türküsü düşmezdi. Kulakların çokça dinleyerek ezberlediği ve neşelendiği bu türkü, Bursa’nın bağrından kopup gelmiştir.