“O kendisini ne kadar sevdiğimi hiç bilmeyecek; hem onu yakışıklı filan diye sevmiyorum,Nelly;benden daha çok bana benziyor da,onun için seviyorum.Ruhlarımız her neden yoğrulmuşsa ikimizinki de aynı.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Bir kedi yarı yarıya öldürdüğü bir fareyi ya da yarı yarıya yediği bir kuşu nasıl bırakıp gidemezse,o da tıpkı öyle oradan ayrılıp gidemiyordu:Ah,diye düşündüm,artık onu kurtarmak olanaksız;artık sonu belli,yazgısına doğru koşuyor!”
“Bir yaşam boyu süren sevgi buralarda belki de olur,oysa ben bir yıl süren sevgi yoktur der,dururdum.Birincisi aç bir insanın önüne tek bir tabak koymaya benzer o kimse bütün acıkmışlığıyla önündeki yemeğe sarılır,yiyip bitirebilir;diğerinde,adamın önünde fransız aşçılarca özenilerek hazırlanan bir sofra vardır.Belki de o yemeklerin bütününden o tadı alacaktır,ama ayrı ayrı her yemek onun gözünde ve belleğinde,bütünü oluşturan parçadan başka bir şey değildir.”
“Hepimiz birden üstüne yürüyüp kendisine çıkıştığımız zamanlar,Catherine’in keyfine diyecek olmazdı.Hiç bir şeyden yılmayan o küstah bakışları,hazır cevaplılığıyla hepimize karşı gelirdi.”