Bir bütün olarak gündelik kullanım rüyaları her şeyden önce arzuların mutlu bir şekilde gerçekleşmesi olarak değerlendirilmelidir bir olayın beklentilerimizi aşması halinde neşeyle şöyle haykırırız:
"Böyle bir şeyi rüyanda bile göremezdim"
Rüya görme yeteneğinden yoksun bırakılan bir insan zamanla ruhsal açıdan alt üst olacaktır çünkü çok miktarda eksik üzerinde çalışmamış düşünce ve gereksiz izlenimler beyninde birikecek ve tamamlanmamış bütünlükler olarak belleğine yerleşmiş olması gereken düşünceleri boğacaktır.
Bir rüyanın, uyanık zihnimizin başa çıkabileceği zihinsel verileri çok daha büyük miktarlarda algısal verileri kısa bir zaman dilimine sıkıştırabileceğini gösteriyor
Rüyanın konusu tamamı gerçek hayattan alır, bilinçatında kaybolmayarak rüyada türetilmiş veya hatırlanmıştır. Ancak rüya içinde olanlarla, gerçeklik arasında oluşan böyle bir ilişkinin, bunları karşılaştırabilir olmanın dolaysız bir sonucu olarak mutlaka gün ışığına çıkıcağını düşünmek yanılgıdır.