"Taşranın Sesi" belki bir vakitler "orada" olmanın yahut, tam olarak orada olamamanındır. Oraya ilişkin ümidin diri tutulduğu şimdiki zaman halinden memnun olmakla belirsiz, gelecek arasında sıkışan bir ruh halini gizlemeye çalıştığı bir ses olabilir en çok.
Orhan Pamuk, Kara Kitap' ta şöyle yazmıştır: " Kimse kendisi olamaz bu ülkede! Yenikler ve ezikler ülkesinde olmak bir başkası olmaktır. Bir başkasıyım, o halde varım ! Peki, yerinde olmak için can attın o bir başkası da sakın bir başkası olmasın?
Nurdan Gürbilek taşra sıkıntısını şöyle betimler "Ancak taşrada bulunmuşların, hayatlarının şu ya da bu aşamasında taşra'nın darlığını hissetmişlerin, hayatı bir taşra olarak yaşamışların, kendi içlerinde bir şeyin daraldığını benliklerinin bir parçasının sapa ve güdük kaldığını giderek, bir taşradan ibaret kaldığını hissedenlerin anlayacağı bir sıkıntı