Kolay bir kitap diye aldım okuyorum da diyalogları asla anlamıyorum. Birbirinden o kadar alakasız konuşuyorlar ki hiç bir bağlam yok arada. Çevirmen mi düzgün cevirememis yazar mı diyalog yazmayı bilmiyor anlamadım. Kitabı da iteleye kakalaya okuyorum bir şekilde
Nell ile ortak yanlarımız:
* Herhangi bir gezi planında ekilmek
* Gittiği yerde horlayan insanlarla uyumak zorunda olmak
* Bir şey yapmadan önce 100 defa düşünmek
*Anne tavsiyelerini göz önünde bulundurmak
* Dışarıda tek başına yemek yemek
İngiliz bir kadın olan Nell hafta sonu için sevgilisi ve kendisi için Paris'e bilet almıştır. Bu gezi için her yıl kız arkadaşlarıyla gittiği tatili bile iptal etmek zorunda kalan Nell , sevgilisiyle gideceği bu tatil için çok heyecanlıdır. Tatil günü gelip çattığında ne yazık ki erkek arkadaşı trene yetişemeyeceğini ve bir sonraki trenle geleceğini söyleyen bir mesaj atar. Nell her türlü olumsuzluğa rağmen Paris'e gitmeyi başarır fakat içindeki kaygı bir hayli yüksektir. Bilmediği bir ülkede ve dilini bilmediği şehirdedir. Otele vardığında aksilikler peşini bırakmaz . Bir yabancı kadınla aynı odayı paylaşmak durumunda kalır. Sevgilisinden Paris'e gelemeyeceğine dair mesaj alan Nell kendini büyük çıkmazda hisseder. Elinden mutluluğunun alındığını düşünmeye başlar. Otel odasında kalmak veya şehri gezmek arasında kalan Nell büyük karar verip şehri dolaşmaya başlar. Burada tanıştığı bir yabancı ona bu şehri fazlasıyla sevdirecektir. Hayatının en güzel günlerini kim bilir belki Paris'te geçirecektir.
Son zamanlarda okuduğum en akıcı kitap olabilir. 2-3 saatte bitecek bir roman . Bir solukta bitirmemin yanında çok beğenerek okudum. Karakterin yaşadığı kaygılar ve ikilemler bana bu kitabı çok kendimden hissettirdi. İnsanın kendisini Fransa da hissettiği çok hoş bir roman