Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Aciz kişi ise hevasına uyup ( Allah'ın onu bağışlayacağına dair) temennilerde bulunandır
Sayfa 962 - Tirmizi, 2459; İbn Mace, 4260·Kitabı okudu
O halde mü'min, ister müşahede etsin, ister etmesin, ister kavrayıp anlasın, ister aklıyla veya idrakiyle onu anlayamasın. Allah ve Resûlunün haber verdiği şeye iman eder
Kişi gaflet ve günahlar sebebiyle kalbinin katılaştığını hissediyor ve Rabbinden uzaklaştığını düşünüyorsa Kur'an'a yönelmelidir. Ayet ayet Rabbiyle konuşmalı, her bir ayetin kendisine yönelik bir hitap olduğunu hissetmeli ve Allah'ın rahmetini umup O'na sığınarak tilavet etmelidir
Yoksa insanın her temenni ettiği ona (kendisine) verilecek (diye mi düşünüyorsunuz)
İlk olan da (dünya) son olan da (ahiret) Allah'ındır. (İnsanın istediği değil, her iki âlemde de Allah'ın dilediği olur)