Yaşlı, buruş buruş, yalnız. Kalbi iyi çalışmıyor. Ama hala yaşama hırsıyla dolu. Bir keresinde ona bu hırsının kaynağını sordum. Bana, yeni doğmuş, henüz ağlamayan bebeği havaya kaldırmak ile ona yaşam tokadı atmak arasındaki an olduğunu söyledi. O gizemli anda, var olma ve kayıtsız kalma arasında dikildiği anda tekrar yaşama bağlandığını söyledi.
Ben yükseltici olmalıyım, alçaltıcı değil! Yanlış bir şey yaptı diye her seferinde zihnine şamar atılacak bir çocuk gibi davranmak onu alçaltmak demek. Ve bu benim de alçalmam demek!