Bu kitaptaki tezimiz bir bakıma çok basittir. Kıtlık dikkatimizi esir alır ve bu durum sınırlı bir fayda sağlar. Acil ihtiyaçlarımızın gereğini yerine getirmekte daha iyi oluruz. Ancak daha geniş bağlamda bunun bize bir maliyeti olur: Diğer konuları ihmal eder ve yaşamın geri kalanını verimsiz hale getiririz.
İşyerindeki işleri erteleriz çünkü aklımız başka yerdedir. Oysa bir işi teslim etmek için kısa bir süremizin olması ya da nakit sıkıntısı içinde olmamız önümüzdeki işe odaklanmayı sağlar. Zihnimiz bir noktaya yoğunlaştığında, dikkatsizce yapılan yanlışlardan uzaklaşırız. Bu çok mantıklıdır, kıtlık bizi esir alır çünkü önemlidir,dikkate alınmaya değerdir.
Ekonomide kıtlık yaygın bir kavram olarak ele alınır. Her birimizin sınırlı miktarda parası vardır, en zenginler bile her şeyi satın alamaz. Oysa bize göre, fiziksel kıtlık yaygınken, kıtlık hissi yaygın değildir.