Farklı ülkelerde uzun yıllardır yaşayan insanlara, o toplumla ilgili soru sorduğumda aynı yanıtı alıyordum; Bu toplumun her şeyi para, çok paragözler, her şey para için var. Cevapların benzer olması ilginç. Hem bu ülke farklı diyorlar hem de birbirlerinin benzeri yanıtlar veriyorlar. Sanki aynı basmakalıp düşünceler haritasına sahibiz. Taze fikirler nerede?
İleride gezmek, sadece doğal güzelliklerin görülmesiyle sınırlı kalacak bu gidişle. Çünku dünya üzerindeki farklı kültürlerin varlığı, Antarktika'daki buzullardan daha hızlı erimektedir.
İranlılar her ne kadar rejimi, hükümeti eleştirseler bile İran çıkarları ortaya çıktığında tek ses hâline gelebiliyorlar. Nitekim ateist olan ve ülkedeki rejimden nefret
eden arkadaşa Suriye politikasını sorduğumda, "Suriye'de olmak
zorundayız, yoksa silahlar İran'a yönelir," diyordu.
Esnafla halıların üretimiyle ilgili kısa bir süre sohbet ederken ilginç bir hikâye öğrendik. Bu el emeği göz nuru halıların yapını 5 yıl sürebilmekteymiş. Dediklerine göre halıları yapan kişi, halıyı tamamlamadan önce bilerek bir yerde hata yapar ve ters olarak dikermiş. Bunun sebebi, mükemmel olanın sadece Allah olduğu, kulun hata yapan bir varlık olmasını vurgulamak içinmiş.
Erbil şehrinde dolaşırken bir arkadaş, büyük bir inşaat sahasını işaret ederek "burası da muhtemelen duracak, inşaat sahibini İran geçen hafta füzeyle vurdu," dedi. Bir an dondum. Dedim ki "eğer insan öldürmek istiyorsanız bunun füze atmaktan daha medeni yöntemleri var. Füze nedir Allah aşkına!" Üstelik adam şaşırmıyordu, sadece inşaatın muhtemelen duracağı konusunda endişeliydi. Orta Doğu'nun her saniyesinde ayrı bir aksiyon var gerçekten.