İhlâs ve samimiyet ilim kapılarını insana açan en büyük anahtardır.Ancak samimiyetle gerçekleri arayanlar, gerçeği bulmaktan başka bir şey düşünmeyenler, gerçeği bulunca bunu şahsi menfaatleri için kullanacağının hesabı içinde olmayanlar için, ilmin ve gerçeğin kapısı ardına kadar açıktır.Böyle insanların gerçeği araması insanlar için hayırlı sonuç verir.İşte İmâm Şafii bunların başına gelen büyüklerdendi.Gerçeği ararken hiç bir başka maksat gözetmiyor, sadece doğrunun ardından koşuyordu.
Kendisi, her çeşit ilmin öğrenilmesini ister ve şöyle derdi: "Kur'an ilmini öğrenenin kıymeti çok yükselir.Hadis ilmini öğrenen ve yazanın delil getirme gücü artar.Hukuk ve kurallarını öğrenen bir kimsenin şerefi yücelir.Dil ilmini üzerinde çalışma yapanların duygu ve hisleri incelir.Matematik ilmini tahsil edenin feraseti artar.Fakat nefsini kötülüklerden koruyamayan birine ilimlerin hiçbir faydası olmaz."