Özgür Şahin

Bir şey öğrendim. (Her şey olmuş bir hiç tarafından yazılmıştır.)
Yaşayamadığımız hayatların yasını tutmak kolay. Başka yeteneklerimizi geliştirmiş, bazı teklifleri kabul etmeyi dilemek kolay. Daha çok çalışmış, sevmeyi daha iyi becermiş, paramızı daha iyi idare etmiş, daha popüler biri olmuş, o gruptan ayrılmamış, Avustralya'ya gitmiş, kahve teklifini reddetmemiş ve daha çok yoga yapmış olmayı dilemek çok kolay. Edinemediğimiz arkadaşlara, yapamadığımız işlere, evlenemediğimiz insanlara, yapamadığımız çocuklara özlem duymak an meselesi. Kendimizi başkalarının gözünden görmek ve olmamızı istedikleri binbir kişiye dönüşmüş olmayı dilemek için en ufak çaba gerekmiyor. Pişmanlık duymak ve sonsuza, zamanımız doluncaya kadar duymaya devam etmek çok kolay. Ama esas sorun yaşadığımız için pişmanlık duyduğumuz hayatlar değil. Sorun pişmanlığın kendisi. Büzüşmemize, kuruyup kalmamıza, kendimizin ve bütün insanlığın en büyük düşmanı olduğumuzu hissetmemize neden olan, pişmanlığın ta kendisi. Olası hayatlarımızdan herhangi birinin buradan daha mı iyi yoksa daha mı kötü olacağını bilemeyiz. O hayatlar yaşanıyor, evet, ama biz de yaşıyoruz ve asıl bu yaşantıya odaklanmalıyız. Her yere gidip herkesle tanışamaz, istediğiniz her mesleği yapamayız tabii ama o hayatlarda hissedeceklerimizin çoğunu hissedebiliriz yine de. Kazanmanın nasıl bir his olduğunu anlamak için bütün sporları yapmamız gerekmiyor. Müziği anlamak için gelmiş geçmiş bütün müzik eserlerini dinlememiz gerekmiyor. Şaraptan zevk alabilmek için dünyadaki bütün bağların üzümleriyle yapılmış bütün şarapları takmamız gerekmiyor. Sevgi ve gülmek, korku ve acı, bu hayattaki en geçer akçeler. Gözlerimizi kapayıp önümüzdeki içeceğin tadını çıkartmak ve çalan müziği dinlemek yeterli. Şu anda olası bütün hayatlarda yaşadığımız kadar eksiksiz ve tam bir hayat yaşıyoruz, aynı türden duyguları
Sayfa 272·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gökyüzü kararır, Mavi siyaha döner, Yıldızlar yine de kafa tutar, Parlar senin için.
Sayfa 268·Kitabı okudu
Alıntı
Özgürlüğün temelinde itaatsizlik yatar. İtaat edenler ancak köle olur.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Alıntı
Akvaryum.
Balıklar da depresyona giriyordu. Zebra balıklarına testler uygulanmıştı. Bir akvaryum alıp gazlı kalemle tam ortasından yatay bir çizgi çekmişlerdi. Depresyonda olan balıklar çizginin altında kalmıştı. Ama aynı balıklara prozac verildiğinde, hepsi de çizginin üstüne, suyun yüzeyine kadar çıkmış, yeni doğmuş gibi oraya buraya yüzmüşlerdi. Balıklar uyaranlardan yoksun kaldıklarında depresyona giriyordu. Her şeyden yoksun kaldıklarında. Hiçbir şeye benzemeyen bir akvaryumun içinde kapalı kaldıklarında.
Sayfa 81·Kitabı okudu
Alıntı