Lynette NoniAltın Kafesin Esiri 10/10
"İyi insanların, inandığından bile emin olmadığım bir dava uğruna acı çektiklerini görmekten yoruldum..."
Bu alıntıdır da anlayacağınız üzere bir dava uğruna hayallerinden vazgeçen insanların işlendiği bir kitap-tabii bazı kişiler kıskançlıklarından kudurdukları için bütün herkesin hayatına zarar veriyorlar ve bunu bir fedakarlık olarak görüyorlar ama buna şimdilik girişmeyecem.
Bu serinin ilk kitabını okuduğumda inceleme yazmaya vaktim olmamıştı. Ama şimdi bu incelemeyi yazarken keşke onun için yazmış olsaydım dedim. Çünkü o kitap bu kitaba kıyasla çok masum. Tek amacımız hapishaneden kurtulmak ve ailemizle davamızı sürdürmek-tabii biz bu davadan kitabın sonunda haberdar oluyoruz.
Ben bu kitaba başlarken kalbimin çok kırılacağını biliyordum. Çünkü Kiva'nın sadık olduğunu düşündüğü ailesiyle davasını sürdürecekti ama işler çok sarpa sardı.
Aslında çoğunlukla Kiva'nın ailesi ve Jaren arasında kalması bahsediliyor. Evet, bu konumda Kiva'yı anlamaya çalışıyorum. Sonuçta 10 yıldır ailesinin intikamını içine büyütmüş ve çıktığında bunun peşinden gideceğine ant içmiş. Ama bu iş Mekkeli müşriklere döndü hslsjshsjlssksjhs. Bu benzetmeden kaynaklı beni yargılamayın ama bence çok yerinde bir benzetme.
Kiva sürekli doğruluğundan şüphe etti bu dava için ne olursa olsun sadik olduğundan bahsediyor. Aynı mekkeli müşrikler gibi atalarım böyle yapmış ve ben bu yoldan ilerleyecem diyor. Ama ey güzel evladım, görmüyor musun ablan sürekli sana yalan söylüyor, sürekli sana iftira atıyor. Anlasana bu işte bir bit yeniği var.
Kitabın sonunda aklı başına geliyor. Tabii onun öncesinde de bütün bilgileri ablasına veriyor. Ne vardı hükümdarlık üçlüsünden bahsetmeseydin? Sayende adamların tüm planlarında taşlar yerine oturdu.
Hayır kitabın sonunda üzülmekten
“Ve ben tekrar tekrar döndüm sana çünkü sen pek çok kez, ‘Git buradan,’ demiş olsan da bir kez olsun, ‘Bir daha dönme,” demedin. Bir sefer de dönmemi beklerken pencereden yolumu gözlediğine şahit oldum. Ve bunu bilmiyorsun ama bir sefer de memnuniyetle dolu kaçamak bir gülümseme yerleştiğini gördüm yüzüne. Sırf ben o küçük kulübeye döndüm diye.”
Her incelememe fark ettiyseniz bu kitap güzeldi gibi cümlelerle başlıyorum ama bu kitap için böyle bir şey yazamıyorum çünkü kitap güzel miydi kötümüydü hala karar veremedim. Arada derede kaldım.
İlk olarak şunu söylemeliyim: Sonlara daha da yaklaştığımda kitabın basit yazıldığı çok gözüme battı. Her şey çok oldu bittiye getirilmişti sanki. Puanı bu şekilde vermemin en büyük sebebi rook ve isobelin aşkıdır. Ama onunda bir kısmı. Bazı sahneleri okurken hiç hoşlanmadım. Tamam peri olabilir ama bu kadar da saf olamaz yaa, tamam onu geçtim böyle sahnelere gerek var mıydı gerçekten (isobelin tavşana dönüştüğü sahne, okuyanlar anlamışsınızdır diye umuyorum). Kitabı bitirdiğimde o kadar çok soru işareti kaldı ki aklımda ne ben size bunları anlatayım ne siz bana sorun. Herşeyin temelinde yatan gerçek yoktu sanki, sağlamlığı yoktu. Beni kitap bittiğinde cevabını okuyamadığım için en çok kızdıran soru işareti isobelin gerçek ismi ne? Bak hala aklıma geldikçe sinirleniyorum. Biz neden ismini öğrenemiyoruz ki. Yani ben bir peri değilim istesem de efsunlayamam ama yazar bunu bizden neden gizleme ihtiyacı duymuş onu anlamadım. Sonda olan şeyler çok basit işlenmişti. (Bu kitabı okuduktan sonra bir kitap nasıl basit yazılır öğrenmiş oldum. Nasıl yazılmak için yazıldığını.) ben bu kitaptaki rook dışındaki hiçbir periyi sevemedim.
Rook ile isobelin sahneleri güzeldi. Rookon insanlara karşı saflığı falan beni güldürdü ama bu saflıkta bir yere kadar, hepsi güldürmedi. Kitaptaki evreni, geçen birer cümleyle, onları kafamda birleştirip nasıl bir evren olduğunu anlamaya çalışıyordum. Ve bu kitabı okurken şu sonuca vardım: Bence fantastik türü seri olmalı. Yani tek kitaplık bir fantastik olmuyor (şimdi büyük konuşmayayım. Belki olan vardır ama böyle olaylar yaşanaksa bir kitapta o seri olsa
Bazen arkadaş edinmenin iyi bir fikir olmadığını düşünüyorum. Bir süre sonra çıkıp giderler ve hayatına girmeden öncekinden daha büyük bir boşluk bırakırlar.