" 'Tepinmek'. dedi Kumkurdu. 'Ah ne harika bir şeydir!
En az portakal suyu kadar faydalı, bir o kadar da lezzetli'.
'Tepinmenin de lezzeti mi olurmuş?' dedi Zackarina.
'Elbette olur' dedi Kumkurdu. 'Bedeninle tadarsın. Mmm, hem de iliklerine kadar!'
Hemen yatıp yuvarlandı, dört ayağıyla birlikte tepti tepindi, eşti eşindi, kumları savurdu.
'Tepinmezse ölür insan! Haydi, Zackarina' diye uludu 'Bırak kendini'.
Zackarina hiç kımıldamadı.
'Ne oldu sana böyle?' dedi tepinip duran Kumkurdu. 'Taş mı oldun yoksa?'
'Hayır' dedi Zackarina. 'Ama annemle babam benim çok tepindiğimi düşünüyor. En çok da yemek yerken'.
'Hah! Çok tepiniyormuş!' diye burnundan soludu Kumkurdu. 'Onlar için demesi kolay. Tabii büyüdüler ya. Çabucak unuttular!'
'Neyi unuttular?' dedi Zackarina.
'Büyürken vücudun patlayan mısır taneleri gibi kıpır kıpır olduğunu! Bunu sen ve ben biliriz, bütün küçük kurbağalar da bilir ama onlar bilmez' dedi Kumkurdu. "