Ben artık kardeşi tuhaf olan o çocuk değilim. Ayakları o büyülü futbolcu çocuk bitti artık. Işık hızında matematik çözen o sıska çocuk da yok. Noah'ya ses çıkarmayan, her yerinden renkler fışkıran o eski döküntü evde yaşayan çocuk ben değilim. Duygularını gizli şifrelerle defterlere gömen, bisikletiyle yokuş aşağı uçarken millete neşeyle bağıran o çocuk çok eskide kaldı.
Ben artık annesi ölen o çocuğum.
Gelgelelim Lunu sadece bir kez olsa bile biri tarafından seçilmek istemişti.
Hayır, bu bir yalandı.
Birinin değil, 𝘏𝘰𝘥𝘣𝘪𝘯'𝘪𝘯 onu seçmesini istemişti.
Aynı ruhu paylaştıklarına inandığı o budala Gezgin'in. Onun doğasından korkmayan, onu aşırı ya da rahatsız edici bulmayan, dengi sandığı o ahmak adamın.
"Kötü hislerden kaçamazsın. Sadece kabullenir ve onlarla yaşamayı öğrenirsin. İçinde yaşadığın her çalkantıyı hasmın zannedip bilenirsen sadece kendine düşman olursun. Ama eğer karanlığını da aydınlığın kadar kabullenirsen o zaman seni hiçbir şey incitemez."