‘Eğer hem düşmanı ve hem kendinizi iyi biliyorsanız, yüzlerce savaşta yüzlerce kez kazanırsınız. Eğer kendinizi biliyor, düşmanı bilmiyorsanız; birini kazanır diğerini kaybedersiniz. Ne kendinizi ne de düşmanı biliyorsanız, her zaman kaybedersiniz.’
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünya barış zirvesini yapacağıma ilk inanan, o zaman 4 yaşında olan kızımdı.
- Yavrum hadi savaşları durduralım! dediğimde o bana:
- Hadi baba!
demişti. Onun yaşındaki tüm insanlar:
- Hadi durduralım!
dediler. Ben onlardan güç alarak yoluma devam ettim.
Çünkü 25 yaşındaki bir gence:
- Hadi savaşları durduralım! dediğimde:
- Nasıl?
diye soruyordu.
35 yaşındaki ise:
- Hadi canım sen de, bir kere de mantıklı bir şey söyle...
diyordu.
60 yaşındakilerse reddetmekle kalmayıp, bir de alternatif çözüm üretiyorlardı.
- Bırak bu saçma sapan düşünceleri de sigortalı bir işe gir çalış! Hem emekli de olursun...
diyorlardı...
Ben her yaşta değişkenlik gösteren bu tavırlardan mevcut eğitim sisteminin insanlara sadece imkansızı öğrettiğini
anlıyordum. O halde,
- Dünya ciddi bir yanılgı içerisinde...
dedim ve asla tek adım geri atmadan yürümeye yemin ettim.
İşte şimdi göğsümü gere gere söylüyorum: 'Sakın aldırış etme onlara. Sen yüce bir hedef belirle ve koşar adımlarla ilerle
hedefine.'