Batı hukukunun kabulü 1926 Medenî Kanunu'yla mümkün olmuştur. Türkiye o
dönemde Adliye Vekili olan Mahmud Esad (Bozkurt) baskanliginda
bir komisyonda, Isvicreli Eugen Huber'in elinden çıkmış metni, Isvicre Medenî Kanunu'nu adapte etmistir.
Yaşananlara
cok öfkelenen Gazi Pasa, rivayete göre, kasabayi toptan
sürmekten dahi söz etmis, sonra zecri tedbirler, muhakeme
ve idamlarin ardindan yatismis. Menemen Hadisesi cehaletin şartlarını degerlendirmekte ne kadar kolay yanılabileceğini ve eyleminin sonsuz bir şiddete uzanacagini gösterir. Ancak
bu olay Türkiye icin yaygin bir dini ayaklanmanin baglangici
olarak nitelendirilemez. Bunun yaninda yasananlar bizzat
Serbest Firka mensuplarinin dahi parti defterini kapatmalanna neden olmustur. Bu olay etraftaki dünyanin şartlarına da bakarak Türkiye için cok partili demokratik rejimin kurulmasim bilinmeyen bir tarihe tehir etti.
Mustafa Kemal Pasa'ya Izmir'de yapilmasi plananan suikast girisimidir," diyebiliriz. Aralarinda eski bakanlar, vali ve milletvekillerinin de bulundugu bir ekip tarafindan planlanmisti.