Bir sey daha az erişilebilir olduğunda, ona sahip olma özgürlüğümüz kısıtlanır, ona karşı isteğimiz de artar. Psikolojik
tepkilerimizin bir nesneyi çok istememize sebep olduğunu nadiren anlarız; tek bildiğimiz o şeyi istediğimizdir. Bir nesne için artan arzumuzu anlayabilmek için, nesnenin pozitif özelliklerini öne çıkarmaya başlarız.
Sınırlı sayıda tekniği ile bağlantılı olan "son gün" taktiği, müşterinin itaat profesyonellerin önerdiği bir şeyi alma isteği üzerine
resmi zaman sınırı koyan bir taktiktir.
Bazen sınırlı sayıda kalan ürünler hakkında verilen bilgiler doğrudur, bazen tamamıyla yanlış. Her iki durumda da amaç müşterinin malın azlığına inandırılması ve onların gözünde malın değerinin artırılmasıdır.
ABD Sağlık Hizmetleri Finansal Idaresi'nin günlük yanlış ilaç kullanma oranını yüzde 12
bulduğu araştırmasına göre, bir haftadan fazla hastanede kaldığımız
sürece böyle bir hatayla karşılaşma ihtimalimiz yüksektir.
Cohen ve Davis'in raporladığı tuhaf "rektal kulak ağrısı" durumunu örnek olarak gösterelim. Bir doktor hastanin ağrı ve enfeksiyon olan sağ kulağına kulak damlası damlatılmasını emretmişti. Reçeteye "sağ kulak" [right ear] yazmak yerine, kisaltma kullanarak "S kulaga damlatin" [place in R earl )yazmisti.
Reçeteyi aldiktan sonra, hasta belirtilen sayidaki kulak damlasin anüsüne damlatmisti.