Il. Abdülhamid döneminin bir modernleşme ve hızlı bir bürokratik
ihtisas yapılanması dönemi oldugunu
soylemek zorundayiz. Fakat ayni
zamanda da tatsiz bir otoriter rejim kurulmasi, polis rejiminin gelmesi ve daha kötüsü, bu polis rejiminde halkin inisiyatifine güvenilmemesi söz konusudur.
İkinci abdülhamit saltanat döneminde Anadolu Toprakları demiryolu, okul, hastane gördü; tarım gelişti. Tabii sansür ve siyasi baskı da bunlarla birlikteydi.
Ittihat ve Terakki ile beraber partizanlik da Türk idare hayatına kaçınılmaz bir hastalık olarak girmiştir.
Ondan evel partizanlik yoktur, yoldaşlık vardir. Yoldaşlık zayif bir bagdir. Türk hayatinda partizanlik, "ne olursa olsun, bizden olsun" anlayisini hâkim kilmistir.