MUCİZE ADAM

MUCİZE ADAM
@MIRACLE_MAN
Reklam

MUCİZE ADAM

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.·
2018 1. kitabı
Sun Tzu
7.4/10 · 49,6bin okunma
Acaba Atatürk günün birinde CHP'nin iktidardan düşebileceğini hiç aklına getirmiş midir? Ve de CHP'ye bıraktığı İş Bankası hisselerinin sorun çıkaracağını? CHP bu hisselerden "temettü" alamıyor, bu para Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu'na gidiyor... Ama CHP, "kurucu hissedarlardan birinin mirasçısı" sıfatıyla İş Bankası yönetim kuruluna adam atıyor! Hem de sembolik olarak bir kişi falan değil, tam dört kişi. CHP dediğim, Kılıçdaroğlu yani. Tuhaf değil mi? Tuhaf. Çarpık mı? Çarpık. Yakışıksız mı? Yakışıksız. Bir partinin herhangi bir bankaya ortak olması yasak, ama CHP'ye serbest. Üstelik de "finans-kapitale" ortak olan parti, kendini "solcu" diye pazarlamaya çalışan ve birçok ahmağın da buna inandığı bir parti... Bankacı solcular! Lenin'in Moskova'da dükkân açıp patates satması gibi bir şey... Canım ona bakarsanız "kişiye özel" kanun da çıkarılamaz ama Türkiye'de çıkarılabiliyor! Biz bize benzeriz efendiler. *** Atatürk banka hisselerini CHP'ye bırakmakta hiçbir sakınca görmemişti. O dönemde CHP ile devlet "özdeşti"... İçiçe geçmişti, ayırılamıyordu. Parti ilkeleri anayasaya girmişti, partinin il başkanı aynı zamanda o ilin hem valisiydi, hem de, sıkı durun, Kızılay başkanı! Yani aslında Atatürk hisselerini bir anlamda devlete bırakmış oluyordu! Paraları da TTK ile TDK topluyordu, bunlar da devlet kurumlarıydı... Dolayısıyla, ana fikir devlete bırakmaksa, bugün bunların hazineye devredilmesi uygundur. Yani Atatürk, parayı devlet malı CHP'nin cebinden alıp bir başka devlet cebine "aktarmış" oluyordu sadece... Eh, o dönemde bunda da bir "beis" yoktu. Sorun, CHP iktidardan gidince çıktı. CHP'nin elinde olan birçok devlet malı, devlete geri alındı. Menderes iktidarının ilk yılları, CHP'yi devletten "kazımakla" geçmiştir! Ayrıntılarını CHP'nin eski "emanetçi" genel
Genel bir değerlendirmeye göre 1'inci Dünya Savaşı Ortadoğu'da devam etmektedir. Paylaşılan Osmanlı toprakları üzerinde İngiltere ile Fransa'nın çizdikleri yeni sınırlar, tam olarak yerlerine oturmamışlardır. Bu coğrafyaya İsrail'in de gecikmeli olarak girmesi ile zaten istikrarsız durumdaki Ortadoğu, 1'inci Dünya Savaşı sonrasındaki belirsizliğin egemen olduğu bir tabloyu tekrar yaşamakta gibidir. İdlib uzlaşması Önceki gün Soçi'de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin arasında varılan "İdlib Uzlaşması" Ortadoğu için 1'inci Dünya Savaşı'nın sonunu getirirken belki yine Ortadoğu için 3'üncü Dünya Savaşı düzenine ilk adımın atılmasını da simgeliyor olabilir. Yeni bir kriz Artık Ortadoğu'da belirleyici güçler olarak İngiltere ve Fransa yok. Acaba yeni Ortadoğu'da artık Amerika-İsrail birlikteliğine karşı Rusya ile Türkiye mi var? 15 Ekim'de uygulanmaya başlayacak İdlib Uzlaşmasında henüz ilk hazırlıklar yapılırken, İsrail jetlerinin yönlendirmesi ile bir Rus uçağının Suriye tarafından düşürülmesi, yeni Ortadoğu'nun eskisinden farklı bir karmaşa içinde olduğunu gösteriyor. İhtiyatlı iyimserlik Bu gerçeklerin ışığında İdlib Uzlaşmasına da, iyimserlikle ama ihtiyatla da yaklaşmalıyız. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından seslendirilen ve İdlib'deki milyonlarca sivilin hayatlarını güvenceye almayı amaçlayan siyaset çizgisi, ilk bakışta başarıya ulaşmıştır. 15-20 kilometre genişliğindeki bir güvenli hattın içindeki teröristler ve buradaki ağır silahlar temizlenecektir. Bu temizliği Türk ve Rus askeri güçleri ortak çalışma ile yapacaklardır. Ve bu arada artık ne Rusya ne de Suriye güçleri İdlib'e saldıracaklardır. ABD güdümlü teröristler Unutmayalım ki İdlib Uzlaşmasında bölgeden temizlenecekleri söylenen teröristler, ABD'nin kiralık
Keşke insanlar yediğini,İÇTİĞİNİ,giyeceğini düşündüğü kadar düşünmeyi de düşünebilselerdi!
Reklam