Çünkü şuna inanıyordu; kimse kimseye benzemez. İnsa parmak izi gibidir. "Ben olsaydım!" sözü bedenine bakmadan gözü kapalı bir elbiseyi giymeye benzer. Mutlaka bir tarafı ya eksik kalır ya da uymaz.
İnsan önce beşeri aşklarla yanar sonra gerçek aşkın kapısından içeri girer. Gerçek aşkın bahçesinde ham meyve bulunmaz. Her ne varsa yanmış, pişmiş ve yüreği yeni meyve vermeye hazırdır.
" İnsan kalbinin kazancını yer ve onunla yaşar. Kalbinin çizdiği yolda yürür. Kalbe serpiştirilen her düşünce ve fikir güzelse hayat da güzel olacaktır. İnsanın yüreği, yaşamı biçimlendiren atölyedir. Orada ne üretirsen onu yaşarsın."