Enver Şen

Enver Şen
@MUPTELAAA
"Ülkenin birçok kıyısına göre oldukça sakin olan kasabanın bu kıyısı “Âşıklar Plajı” olarak bilinir ve bu bakir yere yalnızca gençler gelirdi. Gündüz yerine geceyi tercih eder, ateş yakar, yüzer, içki içip şarkı söyler, kaya veya ağaç diplerinde sevişir, sızarlardı."
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
"Deniz sakin. Suyun yüzü bin bir ışığa bürünmüş. Kendimi Haliç’e bıraksam, leşim Boğaz’ın karanlığından aksa, açıklara karışsa. Öyle, yersiz yurtsuz. Toprağa gömülsem rahatlamam. İlla akıp açıklara karışacağım. Öbür türlü ruhum huzur bulmayacak."
"Aslında senin kitabın da bizim bir türlü açamadığımız sergi de birer utanç müzesi değil mi?” Sigarasından derin nefesler soluyor. “Her geçen gün öldürülen kadınların sayısı artıyor ama bunun için hiçbir önlem alınmıyor. Düşünebiliyor musun, takım elbise giyip mahkemeye çıkan katillere iyi hal indirimi uygulanırken cinayetleri protesto eden kadınlar coplanıp gözaltına alınıyor.”
"Konağın kapısında bizi aşçı kadın karşılamıştı. Eli, yüzü simsiyahtı. Aklıma soba bacasından kaçmaya çalışan kızların sonu gelmişti. Cadı onlara tükürürmüş. Yüzlerinden is bir daha silinmezmiş. Herkes onlara, “Arap kızı Arap kızı / Buldun belanı aldın cezanı,” dermiş."
"Zaten her şeyin cevabı insan,” derdi annem. Uyumadan önce ona bilmeceler sorarken. Bir tek babamın geldiği günlerde soramazdım. O gelince yan odaya götürülürdüm. Uyku meleklerim henüz kaçmak nedir bilmezken. Hemen uyurdum. Evde baba sıcağı. Her gelişinden sonra annemin karnı şişerdi. Çok geçmeden inerdi. Tuvaletten annemin ıkınmalarını duyardım. Hortum tutar, kasıklarını yıkardı.
1000Kitap