Çünkü daima ‘ötekini’ severiz, daima onu ararız, hayatın bütün koşullarında ve değişikliklerinde… Bunu biliyor musun? Hayatın en büyük sırrı ve en büyük hediyesi, ‘aynı türde’ iki insanın karşılaşmasıdır.
“Çünkü biz farklıydık ama birbirimize bağlıydık, ben senden değişiktim ama birbirimizi tamamlıyorduk, müttefiktik, bir bütündük ve buna hayatta çok nadir rastlanır. Sende esasen eksik olan her şey, kurduğumuz ittifakta dünyanın bana yakın davranmasıyla dengeleniyordu. Biz dosttuk.”